Hayat Karnemiz

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler


    Yarın karne günümüz.Ben şanslı bir anneyim ki eğitim problemleri yaşamadığım bir oğlum var.Nazar değmesin çok başarılı,akıllı,hevesli ve yetenekli bir çocuk.Sınıfımız ve yaşı itibariyle bu sene biraz daha fazla eğitim sorunları içine gömüldük.Bir sorun olması açısından değil ama daha iyisini araştırıp bulup O'nun yararlanması açısından.
    Bu süreç içinde bir yerlerde şunu fark ettim.Bir çocuğun okul eğitimini alması dünyanın en kolay işi olmasa da kesinlikle en zor işi değil.Sonuçta bir şekilde
    en uygun eğitimi almasını sağlıyorsunuz.Peki,daha önemli olan eğitimi acaba verebiliyormuyuz çocuklarımıza?Tamam anne-baba olmanın okulu yok.Tümüyle içgüdüsel olarak eğitiyoruz çocuklarımızı.Bir de tabi yazılan çizilen onca yayın var çocuk eğitimi hakkında.Veya her gün en az bir tane tv programına denk gelebilirsiniz.
    Ama şuna inanıyorum.Bazı insanların ebeveyn olmaları yasaklanmalı bence.Misal:

    İş hayatında sevgili kozalak Öküzcan beyle sohbetdeyiz.Bana bir iştah Nurettin beyi nasıl kazıkladığını anlatıyor (o esnada hani kıyafet müsait olsa beyaz atletinin altından kıllı göbeğini kaşımaya müsait bir insan getirin gözünüz önüne )."Sis hanımcım bilirsiniz bizim saf Nurettin'i.Geçen benden mal istedi.Bi şişirmişim faturayı anlatamam.Ehe öhe ehe,laf aramızda 2 liralık mala 5 lira yazmışım.Hatta benim prensi bilirsiniz,Bodulcan.O da yanıma geldi ona da anlattım bak oğlum böyle böyle yapcan ,iş dünyası bööle zorludur,ekmeğini taştan çıkarmayı bileceksin,kimsenin gözünün yaşına bakmayacaksın"
    İç ses:oldu Öküzcan beycim.Ne diyim ki Allah sizi bildiği gibi yapsından başka.Tek dua ettiğim şey inşallah Nurettin de kendi "prensi"ne sizin gibi Öküzcan ve Bodulcanlara karşı uyanık olmayı öğretiyordur
    Başka bir örnek.Genç bir anne alışveriş merkezi yemek katında dünya tatlısı ama pek de minicik,minicik olduğu için laf anlamayıp tutturma potansiyeli yüksek olan oğlunu çekiştirmekte."Aaaa yeter ama,hamburger dedin aldım,oyuncak dedin aldım,oyun arabalarına da bindirdim,şurda yarım saat kıpırdamadan beni bekle de bi vitrin bakayım diyorum,ağlıyorsun"
    İç ses:allaam kadın sen nasıl kıyarsın o minicik bebeyi bir vitrin uğruna yarım saat gözünden uzak tutmaya.O sabi korkmaz mı ya çevresinde onca yabancı insan varken.Ya bir şey olsa biri alıp götürse çocuğunu nasıl yaşayacaksın sen bununla?
    Bir örnek daha:Baba olmaya çok hevesli geç ergen ruhu taşıyan tip anlatıyor bir şevkle:"Biz hanımla her şeyi planladık.3 tane yapacağız,ikisi erkek biri kız olacak,aralarında üçer yaş olacak.Erkekler bilmemne okuyacak,kız okumasa da olur ammaaa hanım dedi ki liseyi kız da bitirsin.Ebatları şööle şööle olacak renkleri biri esmer ikisi sarışın olacak"
    İç ses:Yuh be abicim,sen bu planı yapmadan önce o bebelere bir sormak gerekir aslında,sizin gibi çook ileriyi planlayan! tiplerin çocuğu olmak istiyorlar mı?
    Evdeki hesap çarşıya uymazsa ne yapacaksın peki,diyelimki esmer planladığın sarı çıktı?Bunun iadesi de yokki şekerim
    Madem sanalda yazıyoruz bir örnek de sanaldan.Büyüyememiş kendisini hala Sims 2 oynuyor falan sanan ama hasbel kader, her malın kör topal alıcısı olur kuralıyla kendini beğenecek bir kadın bulup evlenmiş bir abi.Hayatı oynadığı Counter Strike gibi görmeye o kadar alışmış ki,doğan bebeğin de o FRP oyunlarda bir öğe olduğu falan inancında."Hmm çocuk nickli kişi,lütfen kurallara uyunuz ve size denileni yapınız,sizi banlamak zorunda bırakmayın beni.Anne nicki sen de kısa kes sana dediğimi yap silmeyeyim seni msn listemden"
    İç ses:Tamam çözdüm abicim ben seni.Sen hala kendini FRP oyununda ,bizleri ve eşin çocuğun dahil herkesi de o oyunlardaki NPClerden biri sanıyorsun.
    Belki de hayatında kendinin kontrol edebildiği tek şey msn listen olduğundan gerçek dünyada da listeden silmek gibi tek ve yegane gücünü kullanabilmeyi düşünüyorsun.Ama sana kötü bir haberim var.Ne eşin ne çocuğun ne de insanlar sanal değiliz senin gibi.Yat kalk dua et de çocuk senden akıllı çıkıp sanaldan gerçek dünyaya atlamaya karar vermesin.çok yakar canını,kalmışsa tabii yanabilecek bir insani tarafın
    Bir örnek daha.Tamam bu son olacak.Kafdağından düşmüşe benzeyen ebeveyn anlatıyor."Ben var ya ben.çok zekiyim.Bir zeka sorusu çözerim aklın almaz.Matematiğim de çok iyidir.Ühühhh ben ne çok şey bilirim.Çok şanslı benim çocuk çook"
    İç ses:Şekerim,o matematiği sana senden daha iyi bilenler öğretmedi mi?Yani sen icat etmedin ya matematiği.Nasıl birileri sana öğretmişse senin çocuğa da öğretecek bulunur.Ammaaa senin gibi bir yürüyen egoyla o çocuk ne mütevaziliği öğrenebilir ne insana saygıyı ne insan sevgisini,emin ol buna.
    Anladığım kadarıyla sen haberdar olamadığın kavramların çocuğuna öğretilmesi gerektiğinden bihabersin zaten.Seni de bildiği gibi yapsın

    Bu işin okulu yok.Hepimiz sadece en sevdiğimiz varlıklarımız için en iyi en doğruyu yapmaya çalışıyoruz.Ama şahsi fikrim şudur:Bazı insanların bırak ebeveyn olmalarını insan sıfatıyla ortalarda dolaşmaları bile yasaklanmalı.Hadi o kişiler zaten süne zararlısı gibi bir yaşam formu,o yaşam formundan üremiş başka zararlıların onlar tarafından eğitilip dünyaya salınmaları fikri bana ürkütücü geliyor.Önce bizler insan olabilmeliyiz ki okulda verilemeyecek insani kavramları çocuğumuza öğretebilelim.


    3 Kişi Yorum Yapmış.

    1. alsace.a5 says:

      süne zararlısı:)))

    2. hira says:

      Ben 22yıllık bir öğretmen olarak hep şunu söylerim çocuklar ailenin aynasıdır.Sishypos tesbitlerine katılıyor yorumunu alkışlıyorum

    3. Sishyphos says:

      @ alsace,
      kımıl zararlısı diye de bir şey var

      @ hira,
      teşekkürler ,bir eğitimcinin bunları paylaşması iyi geldi:)

    Siz de Yorum yapın