S*ktir Et

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler


    Hayatta Hiçbir Şey Senden Önemli Değil

    Yazarı : John C. Parkin
    Orjinal Adı : F**K IT
    Yayın Evi :Arunas Yayıncılık
    Çeviren : Figen Kılavuz
    Yayın Yılı : Şubat 2011
    Sayfa sayısı :200 sayfa
    ISBN :6054429325

    Hiç bir kişisel gelişim kitabını satın almadım, hiç bir kişisel gelişim programına katılmadım. Kişisel gelişimimin sadece ve sadece kendi aklım dimağımda ve ellerimde olduğunu düşündüm hep. Hayatın çok da ciddiye alınmaması gerektiğine olan inancımdan belki bunlara ihtiyaç duymayışım. Bu kitabı ise adına aldanıp " allaam sonunda birileri de benle aynı hayat görüşüne sahip, bi de üzerine kitap yazıp sattırmayı başarmış " düşüncesiyle aldım. Almasam da olurmuş...
    Bir kere kitabın önsözünde yer alan " s*ktiret, aklıma ne gelirse sadece onu yazacağım" cümlesi zaten kitabı özetliyor. Arkadaş sadece aklına geleni az biraz süsleyip püsleyip yazmış. Haa bir de bu yazar arkadaş kişisel gelişim kurslarına, chi'sini tanımaya, ayurvedaya falan yıllar harcamış biri yazdığına göre. Sadece bir kaç başlığı yazıyorum aşağıya.

    - Hayatın başka planları vardır. ( Ahahha hayat zaten hep bizim planlarımızın aksi yönde çalışır ki o hayatımızın tadı tuzu ve biberi olabilsin)
    - Anlam acıdır. ( Bunu ben de anlayamadım, acı olmasından zaar)
    - İlişkilerinize s*ktir et deyin. ( Ee deriz, ilişki mi lazım ki insan kişisine)
    - Paraya s*ktir et deyin. ( Oldu canım, kim koyacak sofraya yemeği? )
    -Ebeveynliğe siktir et deyin ( Peki şeker, çayıra da salalım mı doğurduklarımızı? Haa bu başlık altında adamın dediği bir tek doğru cümle var, o da şu "İlk çocuğunuzu elinize aldıktan bir kaç hafta sonra, çocuksuz olmanın neye benzediğini unutuverirsiniz". Aha işte buna dibine kadar katılıyorum. .)
    - Meselelerinize s*ktir et deyin. ( En çok katıldığım şey bu oldu ama bunu da bizim eski topraklar " su akar yolunu bulur " gibi şahane bir cümleyle yazmışlar zaten, yeni bir şey değil yani.)
    - Öteki insanların sizin hakkınızda ne düşündüğüne s*ktir et deyin. ( Öteki insanlar esas hep benim onlar hakkında düşündüklerimi kafalarına taktı. Katılıyoruz buna da . Ayy bi an kendimi Nihat Doğan gibi hissettim kendimden çoğul bahsedince.)
    - Acı çekmek iyidir. ( Bu da katıldığım nadir başlıklardan biri. Acı çekmeden, çektirmeden insan olunmaz bence. )

    S*ktir et demenin aklınız üzerindeki etkisi

    Güzelliği beklenmedik şeylerde bulursunuz.
    Endişe zamanla uçup gider.
    Görüşleriniz değişip daha az katılaşabilir.
    Kafanızdaki planda koparsınız.

    Off yeter bu kadar yazı bu kitaba. Aldım, okudum, pişmanım. Almayın, s*ktir edin...


    Bu da arka kapak yazısı:

    "S*ktir Et demek sizi iyi hissettirir. Mücadeleden vazgeçmek, ne hoşunuza gidiyorsa onu yapmak, çevrenizdekilerin sizin hakkınızda düşündüklerini umursamamak ve kendi yolunuzdan gitmek harika bir duygudur.
    John C. Parkin’in bu komik ve ilham verici kitabı, S*ktir Et demenin; Doğunun boş verme, vazgeçme ve bir şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ederek gerçek özgürlüğü bulma gibi ruhani fikirlerinin kusursuz bir Batı ifadesidir.
    S*ktir Et; şarkı okumak, meditasyon yapmak, sandalet giymek ya da tütün yemek gibi eylemler gerektirmeyen ruhani bir yoldur. Modern zamanın küfürlü söylenişiyle, S*ktir Et, Batılıları şöyle bir sarsıp kendilerine getirecek, anlam dolu hayatlarımıza egemen olan stresi ve gerginliği ortadan kaldıracaktır.
    Bu yüzden, bütün sorunlarınıza ve meselelerinize S*ktir Et demenin bir yolunu bulun. Hayatınızda yapmanız “gerekenlere” S*ktir Et deyin ve sonunda başkaları ne düşünürse düşünsün, neyi yapmak istiyorsanız onu yapın.

    9 Kişi Yorum Yapmış.

    1. Binlerce benzerinden biri. Kitapçılar bunlarla kaynıyor. Orijinal(!) bir isimle dikkatleri çekmeye çalışmış. Bizim şirin sazan Sis de kanmış almış:))))
      Şaka şaka kızma....

    2. su says:

      evet bazı kitaplar ismine takılıp alınıyor bende düştüm o tuzağa birkaç kere, ha bide bazı şarkılar var ki ismine takılınıp çook seviliyor.mesela örneğin faraza:

      http://www.youtube.com/watch?v=LvaTznIH78w

    3. evrim says:

      Geçen bahsettiğin kitap hatırladım.. Aykut'a kurban ol diyorsun. :)
      ps: kitap isimlerine ben de çok aldanırım, etkilenirim diyelim.. bu arada şebnem aybar'ın kitabını okudun mu? biz bunu seninle konuştuk mu? ben kimim filan demeye başlamadan.. :)))

    4. Sishyphos says:

      @Asucum,

      Vallaha sazan gibi kandım da aldım :))

      @Şekom,

      Klip iyiymiş ama...

      @Evrimcim,

      Eğer dediğin kitap adı Bayılmışım Kendime Geldiğimde 40 Yaşındaydım ise tatil kitabım olarak planlanmış durumda.Eğlenceli gözükenleri tatile sakladım da:)

    5. evrim says:

      Evet Sis aynen öyle..
      Kesinlikle eğlenecek, çok güleceksin..
      O da biz gibi..
      Biz gibiyi yüz yüze gelince hatırlat bir daha açayım ama.. :)

    6. Böyle içi boş kişisel gerileyiş/intihar-simgesel olarak gelişim ise de mana kapsamında gerileyiş kitaplarıdır bunlar-kitaplarına verilen parayı yakın daha iyi:)
      Kurgusal karmaşa ve arap saçı kadar karışık olayları örümcek ağına benzer bir üslup takınarak anlatan gerilim-polisiye romanları okuyun.Zekanız gelişir,beyniniz yanacak derecede aktif olur ve kafa yapar:)
      Sanırım çok uzattım ama yazmayı seviyorum ne yapayım yani...

    7. Adsız says:

      Mobil cihazımdan kitap okumayı tercih ediyorum normal kitap almadığımda yani kitap kurduyum denebilir bir bakımada.Lakin 19 yaşında olmama rağmen kendi tarihini okumayan,bilmeyen kendinden bi' haber cahil kitleyi sevmiyorum.Bunların okuduğu bir kitap var o da-genelde bu kitle genç-facebook...Gelin anlayın herşeyi internetten öğrenen.İnternetteki kaynak belirtilmemiş bilgilerle cahilleşen,yozlaşan bir nesil geliyor.Eskiden kanıyla,canıyla medeniyetsizlere,işgal ettiği topraklara medeniyet götüren insanım.Artık sitelere index atarak site işgal ediyor.Yeni dejenerasyon tuş fedaileri...
      Kendi bloğumda yazacağım bir konuydu ama buraya kısa yazarak taşıdım:)

    8. Sis says:

      hoş geldiniz bloga Mehmet bey. üzülerek öbür yorumunuzu sildim. Ben bu blogda adsız yorumlara izin veririm ve yorum onayı kullanmam, ama yazan herkesin de belli bir adap içinde yazmasını beklerim. Maalesef sildiğim öbür yorumunuz ne yazıya yönelik, ne bana yönelik, diğer başka bir yorumcuya yönelik ve bence olmaması gereken bir tarz içeriyordu. Profilinizden çıkardığım sonuca göre blog camiasında yenisiniz. Sosyal hayatımızdaki genel nezaket kurallarını bloglarda da uyguluyoruz. Özen gösterirseniz her zaman bu blogda hoş karşılanırsınız.

    9. Gökhan says:

      Kitabın adına aldanarak aldığım bir kitap, fakat okuduktan sonra beni kişisel gelişim kitaplarından soğuttu, sırf bitsin diye okudum. Zaten yazar amacına kavuşmuş olmalı, ilgi çeksin ve çok satsın diye kitabın adını böyle koymuş ki çok satılsın ve gerçekten de kitap çok satanlar arasında.
      Eğer zamanınız varsa okunabilir, ama bunun yerine daha kaliteli kitaplar okunabilir bana göre zaman kaybından başka bir şey değil.

    Siz de Yorum yapın