Sözcükler

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler


    • Ask; iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur…

    • En büyük günah pişmanlıktır…

    • Varlığında, varlığın var olmasının söz konusu olduğu bir varlık olarak var olan bir varlığım…

    • Nesnelerin bir ters yüzü vardı, insan aklını kaçırdığı zaman bunu görürdü…

    • Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister...Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu...

    • En bayağı bir olayın serüven haline girmesi için onu anlatmaya koyulmamız gerekir ve yeter. İnsanları aldatan da bu zaten. Kişioğlu hikâyecilikten kurtulamaz, kendi hikâyeleri ve başkalarının hikâyeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür. Hayatını sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır.

    • Düşünce özgürlüğünden yoksun olmak düşündüğünü söyleyememek değil hiç düşünememiş olmaktır…

    Bunlar Jean Paul Sartre'dan alınma sözler.Kendi otobiyografisi olarak saydığı Sözcükler kitabından alıntılar.Bugün Sartre ile tekrar buluşup bu kitabı bilmem kaçıncı kere karıştırdığımda sözcükleri bir araya getirme sanatının ne muhteşem bir sanat olduğunu tekrar fark ettim.Bizler konuşmuyoruz,sadece rastgele seçtiğimiz sözcüklerden birer öbek oluşturuyoruz bununla kıyaslandığında.

    Ve Sözcükler'i internette araştırırken aşağıdaki şiirle tekrar karşılaştım.Epey önce okuduğumda Amerikan şiiri ile tanışmama vesile olmuştu.O zamanlar düşündürmediği şeyler düşündürdü bu okuyuşumda.
    Sözcüklerimize ne kadar dikkat ediyoruz gerçekten?İmla anlamında değil kastettiğim.İnsanlarla konuşurken sözcüklerimize ne derece dikkat ediyoruz.
    Veya hangi sözcükleri pervasızca sarfediyoruz.Yeri geldiğinde iki sözcük ile konuşmak varken neden ortalığı bir kelime çöplüğüne çeviriyoruz.En önemlisi
    sözcüklerimizin yeri geldiğinde birer silah yeri geldiğinde birer el teması olduğu neden hiç aklımıza gelmiyor.
    Gün geliyor,sadece arayıp hatırını sormamızı bekleyen bir aile büyüğünden esirgediğimiz "nasılsın anne" sözcükleri biz farkına varmasak da karşı tarafta
    üzüntü yaratabiliyor.Gün oluyor,bir iş görüşmesinde sadece gereğinden biraz erken söylediğimiz "buraya kadarmış" sözcükleri bir ortaklığı bitirebiliyor.Bazen sevdiceğimizden duymak için yanıp tutuştuğumuz "seni seviyorum" yerine karşılaştığımız sessizlik sakin bir hançer gibi kalbimize saplanabiliyor.Gün oluyor,evladımızdan duyduğumuz "sen çok iyi bir anne/babasın" kelimeleri içimizi sanki dünyanın sahibi olmuşcasına mutlulukla doldurabiliyor.Gün oluyor geçmişte geleceği düşünmeden sarf ettiğimiz ve bize neler getireceğini umursamadığımız kelimeler akılda kalmış olduğundan dostlukları yıkabiliyor.
    Sözcüklerimizi dikkatli kullanıp bunu yaparken geleceği de düşünmeyi,hatta eğer düşünme yetisinden yoksunsak hiç bir şey söylememeyi tercih etmeyi başardığımız gün her birimiz kendi insanlığımıza ait olan kişisel yolculuğumuzda önemli bir adım atmayı başarmış olacağız.

    Buyrun şiir ve tercümesi burada:

    Be careful of words,
    even the miraculous ones.
    For the miraculous we do our best,
    sometimes they swarm like insects
    and leave not a sting but a kiss.
    They can be as good as fingers.
    They can be as trusty as the rock
    you stick your bottom on.
    But they can be both daisies and bruises.

    Yet I am in love with words.
    They are doves falling out of the ceiling.
    They are six holy oranges sitting in my lap.
    They are the trees, the legs of summer,
    and the sun, its passionate face.

    Yet often they fail me.
    I have so much I want to say,
    so many stories, images, proverbs, etc.
    But the words aren't good enough,
    the wrong ones kiss me.
    Sometimes I fly like an eagle
    but with the wings of a wren.

    But I try to take care
    and be gentle to them.
    Words and eggs must be handled with care.
    Once broken they are impossible
    things to repair.
    ANNE SEXTON

    sözcüklere dikkat edin,
    olağanüstü olanlarına bile.
    çünkü olağanüstü için yapabileceğimizin en iyisini yaparız,
    kimi zaman sözcükler arı gibi sokarlar
    ve bir öpücük bırakırlar iğne yerine.
    parmaklar gibi değerli olabilir sözcükler
    ve kaya gibi güvenilirdir sözcükler
    üstüne oturabileceğiniz.
    ama hem papatyalar hem de bereler gibi olabilirler.

    yine de severim sözcükleri.
    tavandan düşen güvercinlerdir sözcükler.
    dizlerimde oturan altı kutsal portakaldır onlar.
    sözcükler ağaçlardır, yaz'ın bacakları,
    ve güneş, ve onun tutkulu yüzü.

    ne var ki sözcükler sıklıkla yanıltır beni.
    söylemek istediğim o kadar çok şey var ki,
    bir sürü öyküler, betimlemeler, atasözleri, vb.
    ama sözcükler yetersiz kalır,
    yanlış olanları gelip öper beni.
    kimi zaman uçarım bir kartal gibi
    ama bir çalıkuşunun kanatlarıyla.

    yine de sözcüklere dikkat etmeye
    ve kibar olmaya çalışıyorum.
    sözcüklere ve yumurtalara özenle dokunmalı.
    bir kez kırıldılar mı olanaksızdır
    onarılmaları.
    Çeviren: TUĞRUL ASİ BALKAR

    2 Kişi Yorum Yapmış.

    1. alsace.a5 says:

      Sevdim felsefeyle şiiri bağdaştırmanızı

    2. Sishyphos says:

      Sanatın her dalında olduğu gibi şiirin özünde de felsefe var bence.Bu yazıdaki hoşluk Sartre'in kitap ismiyle Sexton'un şiirinin isminin aynı olması.

    Siz de Yorum yapın