The Lost Symbol-Dan Brown

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler




    Yazarı :Dan Brown
    Adı :The Lost Symbol
    Yayın Yılı: 2009
    Sayfa Sayısı :509 sayfa
    Beğendim mi?Sanmıyorum.Ki orijinal dilinde okumak benim için bir kitabı beğenmemi sağlayan faktörlerden biridir.Ama bunu beğenemedim.Ya ilk dört romanıyla çıtayı çok yükseltmişti ve ben o çıtanın daha üstünde bir şey bekliyordum,ya da ilk romanlardaki aynı kalıbı bulmak beni sıktı.Yani şu kalıbı : Langdon ve yanına yancı olarak yamanan bir kadın,mutlaka konuyla ilgili bilgili bir eski arkadaş,ve yine mutlaka kanun ve otorite kurumlarından bir yetkili,genelde 12-24 saat arası süren olay zinciri,ve seçilen coğrafyada ordan oraya bir koşuşturma ile sürüp gitmesi.Kitabın tüm sürprizini kaçırmamak için buraya yazmayacağım ama finaldeki konuyu dayandırdığı şey ise açıkçası cidden içimi baydı.Çözdüğü şifreleri çözüş şekli ise bana kendi yazdığı şifreyi çözüp sonra ortalarda ahaha ben ne biçim şifre çözerim diye dolaşan birisini hatırlattı.Sonuçta cevabı bilirseniz o cevaba giden yolu bulmak zaten kolaydır.Ki şifreleri çözerken kullandığı araçlar zaten herhangi bir google aramasıyla ulaşılabilen, yıllar önce dahi insanların yarattığı araçlar.Her kitabında olan o sürekli bir koşuşturma ve hareket hali ise bu sefer benim başımı döndürdü resmen.Ki sanırım şehiri iyi bilenler zaten o koşuşturmanın saatle olan uyumsuzluğunu görecektir.Ben google map üzerinde baktığım zaman bile ordan oraya o kadar çok yere o süre içinde gitmenin imkansızlığını gördüm.
    Tamam çok ince ve titiz bir araştırma ürünü olan bir kitap ki daha önceki kitaplarında da gördüğümüz bir şeydi bu.Ama daha öncekilerde olduğu gibi ortada görünmeyeni görünür hale getirmesi,veya yüzyıllardır yanlış algılanmış olabilecek bir bilgiye yeni bir bakış açısı getirmesi gibi sürprizler yok.Bu sürprizi işte finalle yapmaya çalışmış ve Mason olmadığım için yüzde yüz kesin bir şey diyemem ama ,sanırım orada tam anlamıyla batırmış işte.Sanırım en kısa zamanda filme çekilecektir,filmini kitabı okuduğumdan daha büyük keyifle seyredemem sanırım.Neden derseniz filme alınan kitapları kitap olarak güzel olduğu halde filmde beş para etmemişti.Eğer aman eksik kalmayayım Dan Brown'ın tüm kitaplarını okudum demek isteyen biriyseniz durmayın okuyun,aksi takdirde zaman harcamaktan başka bir şey değil.

    Kitabın konusu için sizi yazının devamına alalım.

    Roman, bir sabah Robert Langdon 'ın eski bir arkadaşı,Peter Solomon'dan Washington Dc'de Capitol binasında bir konferabns vermesini istediği ve asistanı tarafından açılan telefonla başlıyor.Özel jet ile Washington'a giden Langdon binaya vardığı zaman bunun tümüyle bir aldatmaca olduğunu fark ediyor ve arkadaşı Solomon'un aslında kimliği belirsiz bir kişi tarafından kaçırılmış olduğunu öğreniyor.Solomon 'un bilekten kesilmiş ve parmaklarına dövme kazınmış elinin binada bulunmasıyla birlikte olaya CIA direktörü Sato ve elin bırakılış şekli ile birlikte de simgebilimler giriyor.



    Bu arada Peter'ın kızkardeşi olan Smithsonian Müzesi altındaki gizli bir laboratuarda (bu bilim dalı ve laboratuar tümüyle gerçek,ama esas yeri California,Petaluma'da bulunmakta) Noetic bilimler çalışan Katherine;ve kendisini Malakh olarak isimlendiren Masonların 33cü derecesine erişme töreni yeni Solomon tarafından yönetilmiş gizemli bir adamla tanışıyoruz.


    Kesik el her parmağına sırayla taç,yıldız,güneş,fener,anahtar dövmeleri işlenmiş olarak bırakılmıştır.Bu çok eski bir davet şeklini gösterir Langdon'a."The hand of mysteries" olarak adlandırılıp eski unutulmuş ve önemli bir bilgiyi öğrenecek kişiye davet olarak yollanmıştır.Elin müzedeki işaret ettiği yeri araştırmalarıyla ve Langdon'a kimliği belirsiz kişiden gelen telefonla Langdon anlar ki müze içinde kadim bir gizli kapı bulunmaktadır ve kaçıran şahıs arkadaşının ölmesini engellemesi için Langdon'dan bu kapıyı bulmasını istemektedir.Hristiyanlık öncesinden gelen bu efsaneye göre bahsedilen kapı Kadim gizemlerin bulunduğu bir yere açılmaktadır,ve bu kapının arkasında saklı bulunan kayıp kelimeyi öğrenecek kişi binlerce yıl öncesinde var olan ama sonradan unutulmuş çok büyük bir gücün de sırrını öğrenecektir.Yine efsanelere göre bu kayıp kelime Masonların koruyuculuğuna verilmiştir ki,kaçırılan kişi Peter Solomon da Washington'daki locanın en üst Mason yetkilisidir.Yine efsanelere göre kayıp kelimenin son koruyucusu Masonlar, Ancient Mysteries adlı bu bilgiye ulaşan anahtarı Avrupadaki dini baskıdan kaçırıp Amerika'ya getirmiş ve Washington'da onu koruyan bir piramit inşa edip yer altına binlerce basamakla inilen bir kısmına saklamışlardır.



    Bu arada Katherine'in yaptığı bilimi öğrenmemizi sağlıyor roman.İnsandaki ruhun ağırlığını hesaplamayı başarmış olan Katherine düşünce gücünün fiziki varlığını ispat edip onu kullanma üzerine deneyler yapmaktadır.Ki bu bilim dalı tümüyle gerçek olup şu
    linkte
    incelenebilir.
    Katherine'in projesi için internette izini sürdüğü bir dosya onu CIA sunucularına götürür.
    Bu arada Capitol'ün derinliklerinde özel kitaplık bölümlerinde yaşanan simge izsürümü Langdon ve beraberindekileri Peter'a ait olan ve Masonic simgelerle dolu bir bölmeye götürür.Burada Sato ,Langdon'ın arkadaşının isteği üzerine yanına aldığı minyatür piramidi fark eder ve onu kaçıran kişiyle işbirlikçi olmakla suçlar.Sato'nun elinden Capitol'ün mimarı ve yine üst düzey bir Mason olan Warren Bellamy tarafından kurtarılan Langdon kardeşini aramaya gelmiş ve onu kaçıran şahsın elinden laboratuarında ölümle tehdit edilip zor kurtulmuş olan Katherine ile buluşur.Kaçışları Kongre kütüphanesinde devam ederken Sato arkalarından CIA timlerini yollamıştır bile.
    Kısa bir geçmişe dönüşle yazar bize anlatır ki yıllar önce Solomon'un oğlunu Türkiye'de bir hapishanede öldüren ve annesini de evlerine girip öldüren kişi Malakh'dır ve Solomon'dan istediği bir şey vardır.






    Langdon'un simgebilim üzerine olan yetenekleri sayesinde bir bir çözdüğü şifreler onları Ulusal müzeye,Albrecht Dürer isimli matematikçinin yarattığı Sihirli kareye ve onun Melencolia1 adlı eserine ,oradan da Isaacus Newton'a ve sonunda da küçük piramidin sırrını çözmeleriyle birlikte Sekiz Franklin Alanı ipucuna yönlendirir.Bu sırada takipte olan Sato ,Solomon'un hayatındansa Malakh'ın yarattığına inandığı ulusal krizi önlemeyi önceliğe almıştır.Langdon ve Katherine Solomon'un hayatını kurtarabilmek için hem Malakh'ın dediklerini yapmak hem de Sato'dan saklanmak ve kaçmak zorundadır.
    Bir şekilde Malkh'ın elinne düşen Langdon Katherine'in gözleri önünde piramidin sırrının çözümünü söylemeye zorlandıktan sonra boğularak ölür . Katherine de Malakh Peter'ı yanına alarak Masonların büyük tapınağına giderken damla damla akan kanıyla 1 saat içinde ölmek üzere terk edilir.Sato ve adamlarının teknik başarısı ile yerleri bulununca Katherine kurtarılır ve aslında Langdon'ın da ölmediği ,yeni bir teknoloji sayesinde ölmüş gözüktüğü ortaya çıkar.
    Yazar roman boyunca bizi az duyulmuş "thermal imaging equipment" (ısıyla imajlandırma cihazı),silly string (aptal tel) ve sonunda da Langdon'un boğulmasının arkasında yatan bir CIA suçlu şartlandırma tekniği olan oxygenated pefluorocarbons gibi yeni teknolojilerle de tanıştırıyor.
    Mason tapınağında Malakh'ın sapkın inanışları ve kimliği arkasında yatan gerçekler bir bir ortaya dökülürken Sato'yu bu kadar korkutan ulusal tehdidin de ne olduğunu öğreniyoruz.Ve ardından Langdon ve CIA teknik elemanlarının çabasıyla hem Malakh ölüme kavuşuyor,hem ulusal tehdit engelleniyor hem de Solomon kurtarılıyor.Solomon tarafından Langdon'a kayıp kelimenin anlamının açıklanmasıyla romanımız sona eriyor.



    7 Kişi Yorum Yapmış.

    1. Adsız says:

      Masonluk konusunda bilgi edinmek için www.masonluk.wordpress.com adresini tavsiye ederim.

    2. Sishyphos says:

      adsız teşekkürler verdiğin adres için ama burada sadece kitap tanıtımı ve kitaba eleştiri yazdım.masonluk konusunda dışlarından olan bir kişinin bilebileceği kadar bilgim var zaten ama konu o değil kitap burada

    3. goldi..canım..valla dürüstçe söyliyim devamını oku yapıp özeti okumadım.çünkü kitabı okumak istiyorum.okuduktan sonraa gene buraya çiziktiririm:))) sevgiler canımmm

    4. bir de bu adam hep bir leading durumunda. e her seferinde başka kızlarla yatış kalkış durumunda.e hovarda da. yani ne bileyim. klişe mi olmuş ne.

      ben bilmem.ama harry potter gibi görkemli girip cılız bi alevle bitirecek bu ekşınları sanırım.keza harry potter serisini severek okudum.o ayrı :)

    5. Çok Güzel Özetlemişsiniz. Ellerinize sağlık herşeyden önce..
      Dan Brown, son yıllarda amerikan medyasının yaratıp topluma pompaladığı bir yazar. Bu son kitabında söylediğiniz gibi; artık ayağa düşmüş ve masonlar tarafından 19 yy.da amerikada kullanılan ve adına Washington şifresi denilen ve genelde bir sembolü ifade eden bir kelimeyle çözülebilen bir şifreleme sistemini anlatıyor. Aslında anlattıkları 1985 öncesi yazılmış bir düzine bilimsel masonik kitabın harmanından oluşturulmuş romanlar..

    6. Sishyphos says:

      Merci yorumlarınız için.

    7. ege says:

      çok olmadı bitireli ve kitabı beğendim.eğer kitabı elimden bıraktığımda aklım onda kalıyorsa beğenmişimdi, kıstasım bu:D
      kurgusu çok iyi öyle ki beni kitap yazmaya heveslendiriyor:)ama o da ayrı bir yetenek tabii ki ve fazlasıyla kültür birikimi istiyor.
      negatif olarak da kendini çok tekrar etmiş görünüyor yazarımız.bu konuda hemfikiriz.bir de fazlasıyla benzer cümleler sıktı hızlı okuma tekniği kullandım oralarda;)
      sonuç; diğer kitabını sabırsızlıkla bekliyorum:)

    Siz de Yorum yapın