Mavi Yolculuk Rehberi

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler



    Nedir bu mavi yolculuk önce ona bakalım. Halikarnas Balıkçısı, Cevat Şakir Kabaağaçlı' nın mucidi olduğunu söyleyebileceğimiz; sonrasında Azra Erhat' ın bize daha detaylı tanıttığı; Ege ve Akdeniz kıyılarımızda gece gündüz teknede seyahat etmek suretiyle yapılan gezi şeklidir. İlginç olan bu seyahat türünün devletin verdiği bir ceza ile başlamasıdır. 1925 yılında devrin hükümeti, yazar Cevat Şakir’i, nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısını cezalandırmak için Bodruma sürgüne gönderir. Balıkçının, cezasını keyfe dönüştüreceği akıllara gelmez. Bodrumu cennete çevirdiğini gören hükümet, şairin cezasını İstanbul’ da çekmesine karar verir. Şairi apar topar İstanbul’a çağırır. Ancak Cevat Şakir cezası biter bitmez soluğu yeniden Bodrumda alır. Azra Erhat, Sabahattin ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi aydınlarla 1957 yılında ‘ mavi yolculuk’ ları başlatır.

    Bodrum' un girişinde şu sözleriyle karşılar insanları:

    yokuş başına gelince bodrum'u göreceksin
    sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin.
    senden öncekiler de böyleydiler
    akıllarını hep bodrum'da bırakıp gittiler.

    Tabii Bodrum Balıkçının Bodrum'u değildir artık. Neyse bu ayrı bir konu. Biz mavi yolculuğa geri dönelim. Bugün temelde iki ayrı şekilde bu turları yapma imkanımız var.

    1- Herhangi bir tur şirketinden kabin kiralama yöntemi.
    Bunun yararları olduğu kadar dezavantajları da vardır. Bir kere tümden tekne kiralamak söz konusu olmadığı için maddi olarak daha hesaplı olacaktır. Bu yazın kabin kiralama fiyatları ortalama 8 gece 7 günlük bir tur için sezon dışı sayılan Nisan,Mayıs ve Ekim aylarında bir kişi başı €280 ve sezon aylarında €500 arasında idi. Bunda seçilen tur rotası, teknedeki aktiviteler ( eğer dalış turuna çıkıyorsanız mesela ), ve teknenin türü önemlidir. Ayrıca belirtmeliyim ki bu fiyatlar iki kişilik kabinde tek kişi fiyatıdır ve tam pansiyondur.

    Gelelim dezavantajlarına.

    Seçtiğiniz rotada değişiklik yapma şansınız pek olmayacaktır. Kalkış ve konaklamaların hepsi önceden belli olup kaptanınız mutlaka ona uyacaktır. Teknede olacak diğer kişileri seçme imkanınız olmayacaktır. Bu arada tekneler minimum 6 kabindir, yani 3 mürettebat artı 12 kişi olarak bir haftanızı geceli gündüzlü boyu ortalama 19 m. olan bir yaşam alanında geçireceksiniz. Ya da gecelemek üzere geldiğiniz koyda sizinkinden başka 4 tekne daha varsa " kaptan sür sakin bir koya " demeniz pek dikkate alınmıyacaktır. Burada tavsiyem eğer ben gibi darbuka seslerinin su üzerinde yayılmasından pek hoşlanmıyorsanız , tatilinizde huzur, sessizlik ve doğa arıyorsanız sadece; tümüyle yabancı grup içinde tek Türk olmayı seçin. Yine tavsiyem; Amerikalılardan, İngilizlerden ve Arap dünyası üyelerinden uzak durun, Avrupalılar daha ziyansız ( tecrübe konuşuyor güvenin bana ).

    Teknelerde tatlı su ve elektrik olmasına rağmen kısıtlı kullanımda olacaktır. Elektrik sadece tekne yol alırken ve motorları çalışıyorken mevcuttur. Şarj edebileceğiniz her tür cihazınızı bu saatlerde şarj edebilirsiniz. Duş mutlaka vardır ama teknedeki ortak duşta şampuan kullanmak gibi bir hareketi denemeyin, mürettebat sizi uyarır. Kabininizdeki duşta istediğinizi yapın. Tv vardır ama genelde pek açılmaz, emin olun siz de varlığını unutacaksınız onun. Radyo dinlemek ise pek olumlu karşılanmaz o yüzden yanınıza kulaklıklı bir radyo alın , hatta müzik dinleyeceğiniz her tür alet kulaklıklı olsun.

    Yemek konusunda seçici olma şansınız pek olmayacak. Ama inanın ki teknede yediğiniz her şey süper lezzetli olacaktır. Genelde 2ci kaptan da olan kişi yemekten sorumludur ve her nasıl becerebiliyorlarsa süper lezzetli yemek yaparlar. Tabii mutfağa ve sofra kurup kaldırmaya yardımcı olmanız beklenecektir. Zaten siz de mecburiyet şeklinde olmasa bile yardımcı olma ihtiyacı hissedeceksiniz. Yemek, su, çay, kahve, ikindi ikramları harici her şey ücrete tabiidir. İçeceğiniz bira ve alkollü ve alkolsüz içecekler. Ama çok ehven fiyatlar olacağından kendinizi kasmayın.

    2- Tekne kiralama yöntemi.
    Tercihen uygulanması gereken yöntem budur diyeceğim. Hem tekneyi hem rotayı hem diğer katılanları seçme imkanınız olacağından ilk şıkta dezavantaj olarak yazdıklarımı bertaraf ettiniz bile. 4 kabinli bir teknenin sezon dışı fiyatı haftalık €700 ile sezon içi fiyatı €1100 arasındadır. 6 kabinli teknelerde bu fiyat ortalama €1400 ile €2200 arasındadır. Fiyatlardaki değişkenlik tekne özelliklerine ve hangi ayda kiralandığına bağlı olarak çok değişecektir. Burada dikkat edilmesi gereken şey bildiğiniz veya daha önceden gördüğünüz bir tekneyi kiralamanızdır. Yine önemli olan şey kaptanı tanımanızdır. Ben herhangi bir yat kiralama şirketinden bilmediğiniz bir tekne kiralamanız yerine kaptanını veya sahibini tanıdığınız bir tekneye direkt ulaşmanızı öneririm, sürprizler daha az olacaktır.

    Eğer acemi bir mavi tur yolcusuysanız mutlaka guletle tercihen 19 m. üzeri büyüklükte bir tekneyle çıkın. Teknede konfor ve özel alan miktarı daha fazla olacaktır. Ama derseniz ki yok arkadaş ben bu işi daha önce yaptım o zaman size ahşap yelkenli ile çıkmanızı öneririm. Yelken açmayı bilmiyorsanız da ilk günden mürettebata öğretmesini söyleyin ki siz yardım edeceğiniz için üşenmesinler ve sık sık yelken açmaya teşvik edilebilsinler. Sadece denizin sesi , motor gürültüsü olmadan ve yelkenlerin hışırdamasıyla seyahat etmek bence yaşayabileceğiniz en güzel deneyimlerden biri.

    Ödeyeceğiniz ücrete teknenin mazot ve kullanma suyu, mürettebat, liman ücretleri, sigorta ve vergiler dahildir. Kumanyayı siz alacaksınız. Ama ben Beluga havyarsız yaşayamam diyen bir tipseniz vaz geçin, markette elinizi havyara attığınız anda kaptan size küfreder gibi bakacaktır. Alınan yiyecekleri kaptanın seçmesine razı olun, emin olun daha verimli alış veriş yapacaktır. İçilecek her şeyi de siz alacaksınız. Ben single malt viskimi akşam üzeri yudumlarım diyorsanız alın tabii, ama deniz üzerinde geçen bir günden sonra yüksek alkolü bünye pek kaldıramayacaktır.

    Kaptanla olan iyi ilişkiyi ihmal etmeyin. Her kaptan bölgedeki koylara günü birlik teknelerin ne zamanlar gittiğini bilir. Sizi bu güruhtan uzak tutmak için saatleri ayarlamak onun elindedir. Kaptanınızın yörede yetişmiş olmasına dikkat edin. Bodrumlu bir kaptan Gökova koylarını karış karış bilir, ama aynı kaptanı Kaş sahillerine sürdüğünüzde hangi burundan saat kaçtan önce geçip havaya yakalanmaması gerektiğini bilemeyebilir.

    Günde ortalama 3-4 koya uğrayacaksınız. Genelde program şu şekildedir. Akşam 6-7 civarı gecelemek üzere bir koya gelinir. Akşam yemeği ve gece bu koyda geçirilir. Sabah daha sizler uyurken kaptan erken saatte kahvaltı edilip ve denize girilebilecek başka bir koya geçecektir. Buradan öğle yemeği ve öğleden sonra denizi için başka bir koya geçilecektir. Eğer gidilen koylarda gezilecek tarihi mekanlar mevcutsa denize girme süresini kısa tutacaklardır. Dalış turuna çıktıysanız eğer koy seçeneğiniz daha az ve koylarda kalma süreniz daha uzun olacaktır. Gece dalışı yapacağınız koylar ise hayatınız boyunca unutamayacağınız anılara sahne olacaktır.

    Genel olarak teknede yaşam:
    İsterseniz valizimizden başlayalım. Yanınıza bol şort ve tişört, bol mayo-bikini ( genelde bunları giyiyor olacaksınız ), en az bir adet uzun kollu eşofman ve eşofman altı, sezon dışı aylarda çıkıyorsanız daha kalın bir alt-üst giysi alın. İkmal için 2-3 gecede bir merkezlere uğrayacaksınız, karaya inmek için giyebileceğiniz şık bir şeyler almak isteyebilirsiniz ama bence gereksiz. Teknede ayakkabı terlik vs giyilmez. Bir haftanızı çıplak ayak ve mümkün olduğunca az giyinerek geçireceksiniz. O bir haftanın sonunda ayağınıza ayakkabı giydiğinizde içinizden bir isyan yükselecek , buna hazırlıklı olun. Saç kurutma makinesi falan almaya kalkmayın, teknede rüzgarla kurusun derim ben. Özel bir sağlık durumunuz yoksa bile yanınıza mutlaka ağrı kesici, ateş düşürücü, sinek ısırmasına karşı ilaç, mutlaka ve mutlaka güneş yanığına karşı hem ilaç hem güneş kremi, alerjikseniz hafif bir antihistaminik ilaç almayı unutmayın. Deniz tutmasına karşı tecrübeniz yoksa da mide bulantısı önleyici bir şey almayı ihmal etmeyin.

    Sabah kalktığınızda lavaboya sadece diş fırçalamaya uğrayıp yüzünüzü yıkamak yerine zıplayın küpeşteden aşağı. Cup yani :)

    Güneşlenmeyi genelde teknenin seyirde olduğu zamanlara bırakın. Rüzgar terlemenize engel olacak. Ama güneşin etkisinin denizden yansıyan ışınlarla daha fazla olacağını unutmayın. İlk günden 2ci derece güneş yanığıyla tüm tatili berbat bir halde geçirmek istemezsiniz. Hanımlar için topless güneşlenilecek ideal ortamdır. Ama size yabancı bir grupla değilde arkadaş grubunuzla çıktıysanız bu topless işini bir daha düşünün. Klasik Türk erkeği memelerini gördüğü bir kadına arkadaşım gözüyle bakmakta zorlanıyor nedense.

    Geceleri kabinde değil de bangaçada ( güneşlenme terası ) tepenizde yıldızlardan bir çatıyla uyumak süper bir keyiftir. Uyku tulumu şart değil, teknedeki battaniyeler yeterli olacaktır. Sadece herkesin bangaçayı tercih ettiği durumlarda yatakhane havası oluşacağından ben size erkence bir yatış saati seçip başüstünü kapmanızı öneririm. Sinek olayına hazırlıklı olun. Gündüzleri her koyda arı saldırısı yaşayacaksınız bunu da ekleyeyim.

    Direğe tırmanıp oradan denize atlamayı mutlaka deneyin. Akşam yemeğinden sonra kaptanınız karpuz kabukları içine mumlar oturtup onları iple birbirine bağlayıp denize salıp size çok değişik bir gece yüzme ambiansı yaratabilir. Deneyin, ama avların avcı olduğu saatler olduğunu da hatırlayın.

    Teknede dip dibe olmasa da iç içe diyebileceğim bir yaşam sürülmektedir. Aşağıda kabininizde normal sesle söylediğiniz lafın baş altındaki kişiler tarafından duyulabileceğini bilin. Kavga, tartışma, bıdıbıdı söylenmeleri tekne dışında yapın. Yok yapmadıysanız da sabah karşınıza geçen kişinin size " iyi bir fikir mi evlenmeniz sence " demesini ( bu ben oluyorum ) garipsemeyin.











    Mavi yolculuk rotaları:

    Temel olarak dört rotaya ayrılır.
    1- Marmaris-Fethiye-Marmaris
    2- Bodrum-Gökova-Bodrum
    3- Fethiye-Kaş-Fethiye
    4- Antalya-Kekova-Antalya
    Bu rotalar süreye ve gezilmek istenen yerlere bağlı olarak değişebilsede temeli budur. Rotalar ve o rotalarda yapılabilecekler ise haddinden fazla uzun olup ayrı bir yazı konusu bence.

    Bir kere denediğinizde müptelası olabileceğiniz bir tatil türüdür mavi yolculuk. Benim iliklerime kadar dinlenebildiğim tek tatil türü desem yeri.

    NOT: Fotoğrafların bazılarındaki sansür için kusura bakmayın.

    2 Kişi Yorum Yapmış.

    1. su says:

      Öncelikle muhteşem bir rehber yazı olmuş sis tebrik ederim,bir kadın gözüyle en ince detaylar anca bu kadar yazılabilirdi....
      Bana gelince; bırak yatı,katı,gemi,sandal,kayık, salıncakta bile 2 sallanınca midesi bulanıp başı dönen bir bünyeye sahibim bu birrr...
      İkincisi tatil yaparken,hiç bir şekilde kurallara,disipline gelemem.Arkadaşlarla dahi olsa minicik mekanları paylaşmak bana uymaz.Tatil yapıyorsam herşey benim insiyatifimde olmalı.Hele gece yatınca 3 cm.ötemde başka insanların sesleri falan filan..yok bu iş bana uymuyor :) ha benle tatil yapılırmı yapılırrrrrr ;)

    2. Sishyphos says:

      @alsace,
      bu bloga yorum onayı koymam ben.yorum silmeyi de sevmem.yaptırtamazsın bana bunları.seninkileri siliyorum artık.sınır tanımazsan da sana ban atmanın bir yolunu bulurum emin ol. yeter be.

    Siz de Yorum yapın