Etekli İktidar VOL 1

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler

    İlk defa okumam rica edilen ve yorumlamam rica edilen bir kitabı yorumluyorum. Ricacı olan arkadaş ve tüm erkeklere sonsuz cevap hakkı tanıdığım bir dizi olacak bu. Tadında ve azar azar, sindire sindire yazayım istedim. Buyrun...

    Süper negatif bir cümleyle başlıyorum ama kitabın " teşekkür " sayfasında yer alıp gözüme sokuldu açıkçası. Şimdi yazdığı kitap için kaynak olarak Esquire dergisi, Cosmopolitan dergisi, itiraf.com sitesini kaynak olarak gösterip de teşekkür edebilen bir yazarı ne derece ön yargısız okuyabilirim açıkçası diye düşündüm. O kadın dergileri sadece sattırmayı hedefleyen yazılardan , itiraf.com sitesi ise ( zamanında ben de az eğlenmedim orada itiraf yayınlayarak ) her bir itiraftörün hit almaya yönelik itirafları yayınladığı ve çoğunun da gerçek olmadığı bir sitedir.

    Kitabın ileriki sayfalarındaki bir özlü sözle devam edeyim. Barbara Ebrenreich ( her kimse kafalı kadın sanırım ) demiş ki: Pek çok kadın gibi ben de , son yıllarda çocuk bezi değiştiren her erkeğin neden kendini bu konuda bir kitap yazmaya zorunlu hissettiğini anlamıyorum. Ablamıza helal deyip cümleyi şöyle uyarlamak istiyorum. Allahtan her aşık olduğu, ama beklentilerine yetemediği kadın tarafından terk edilen adamların hepsi kitap yazma şansına kavuşamıyor.

    İlhan Uçkan ' ın bir tespitine yer verilmiş. Demiş ki " Kusursuz bir ilişki oyunsuz bir ilişki olabilir. Ama bu noktaya ulaşmak için, eşit güçte ve birbirine saygı duyan iki oyuncuya gerek vardır." Bu minval üzerine biraz ahkam keseyim. Bu adam doğru demiş. Ne demiş ? Eşit güçte ve birbirine saygı duyan demiş. Şimdi bunu açalım biraz. Eşit güç biz kadınlar tarafında ne anlama gelir?

    Ben çalışırken o da çalışsın isteriz biz çalışan kadınlar. Bir kadına en çok koyabilecek şeylerden biri sabah sekizlerde biz fırtına şeklinde evden fırlarken hala yatağımızda horuldamaya devam eden erkektir. Saat 3 deki toplantısında isterse yüz milyon dolarlık bir iş yapsın para kazansın; bu bizi bağlamaz. Eğer biz çalışıyorsak erkeğimiz de çalışmalı ve bizim kadar efor harcadığını bize göstermelidir.

    Saygı duymak demiş. Şimdi burada ben kendi türevimdeki akıllı kadınlar erkeğine saygı duymaktan ne anlar onu açıklamak istiyorum. Biz bir erkeği sevgimize değer görürsek eğer O' nu çok yüce bir yere koyarız. En ufak bir kişilik defecti bizi yıkar. Nasıl derseniz eğer; onun bizi tavlarken ortaya koyduğu kişilik özelliklerinin süre gelmesini bekleriz. Yani adam gibi bir adam olmasını, küçük hesaplara kredi vermemesini, saygın davranmasını, bize benim karıda kızda gözüm yok dediğinde davranışlarının da bununla uyumlu olmasını, habire egosunun fazla kasmasından kaynaklı hatalar yapmamasını, en çok da bizi tavlarken nasıl güvenebileceğimiz adam imajını yarattıysa o imajın gerçeklikte devam ettiğini görmeyi bekleriz.

    Kadın için " yatağımdaki düşman, koynumdaki yılan " yakıştırması yapılmış kitapta bir yerde. Gerekçesi de; oldu da kadını erkek mutlu edemezse , kadınla yaşadıklarının kadının tüm arkadaşlarına anlatılması ve akabinde adamın ilk elden gelen bilgiye göre seçilip seçilmeyeceğine karar verilen bir pazar meyvesi olması. Şimdi burada bir durup hakkının hakkını hakkıya verin. Kadın eğer erkeğini sevdiyse ve ona verdiklerinin karşılığını aldığına inandıysa zaten bırak diğer arkadaşlarını, o erkeği kendi gözünden bile sakınır. Biz kadınlar özelimizi; yani erkekler gibi kimi gecede kaç kere hangi pozisyonda nasıl yaptığımızı anlatan tipler değilizdir. Özelimiz bizle kalır. Özelimizi başka kadınlarla paylaşıyorsak sebep o özeldeki erkeğin o kadın arkadaşlarımıza da aynı zararı verme potansiyelini gördüğümüzdendir sadece.

    To be continued...

    4 Kişi Yorum Yapmış.

    1. Çok teşekkürler kitap yorumu için...
      Sindire sindire yorumlarım ben de senin yorumlarını, geldikçe... :)

      Kitabı beğenmemiş olsan bile sanırım akıcılığı konusunda hemfikirizdir.

      Şimdiye kadar yazdıklarının hepsine katılıyorum, bunu yazacağımı sanmazdım ama %100'e yakın aynı noktadayım... Platonik erkek, flört erkeği ve evliliğin kıllı gerçeği birbirinden tamamen farklı olabilir (hatta olur).

      "Bizi tavlarken" kısmı manidar olmuş. Kimin kimi tavladığı tartışılır bazen. :)

      Aynen, to be continued...

      Önyargısız günler dilerim. :)

    2. Sishyphos says:

      Kimin kimi tavladığı açıkçası tartışılmaz. erkek kadını tavlamaya çalışır, kadın da oldu ki onun farkına vardı ve bir şekilde o erkekte bir değer gördü ,tavlanmaya yol açar.
      burada bir nüans var.aptal erkek kadını tavladığına inanır, aptal kadın ha ha bak nasıl kendime bağladıma inanır, akıllı kadın hadi bi izin vereyim bakalım da sevgime değermiymiş der,akıllı erkek ise kadını tavlamakla alacağı zevkin biteceğini bildiğinden bu tavlama ve tavlanma sürecini uzatır.

    3. Kestirip atma öyle herşeyi, açıkçası da tartışılır (hayatta tartışılamayan ne var ki)? Fiilleri bile neden cinsiyetlere göre etken ve edilgen yapıyoruz?

      Veya neden tavlama yükü de erkeğin üzerinde olsun?

      Kendi adıma, tavladığımı da bilirim, tavlandığımı da...

      Verdiğin örneğe göre de 'aptal erkek-aptal kadın' kombinasyonunu seçiyorum ben. Hemen evlenip çoluk çocuğa karışır onlar, hiç böyle şeylere takılmaz ve televizyon izleyip çekirdek çitlerler... Mutluluk onlarındır işte, orta zekalı çocukları olur... :)

      Daha fazla sapmayayım konudan...

    4. Sishyphos says:

      bak yine nüans var. tavlanırsınız, ama tavladığınızı sandığınızda aslında sizin farkınıza varan bir kadın vardır ve sizin tavlandığınızı sanmanızı istemiştir. ve kadın sizin farkınızda olduğu sürece var olursunuz.genetik kodlamaya sonra geleceğim ama çok yakından ilgili bu yazılanlarla.
      bu arada alt detay vermek de lazım. hani zeka seviyesi vs baabından da.saat geç oldu

    Siz de Yorum yapın