BSG Gidin Ağzınızla İçin Şu Meredi

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler


    İşim içkiyle ilgili, bunu bilmeyen kalmadı artık. Ama içkiyi içmekle de aram hep iyi olmuştur. Belki çok ufak yaşta gece ve eğlence aleminde çalışmaya başlamam sebebiyle, belki annemin hep dayıma suç bulması gibi genetik. Bilemiyorum ama içkiyi içmekle de aram iyi olmuştur ve de içkiyi adam gibi içerim. Son içip dağıtmam sanırım bir 15 sene kadar önce oldu ve çenemde dikiş izi hala bana yadigardır. İçkiyi damak tadı alarak ve yanında pek fazla bir şey yemeden içmeyi severim ( rakı hariç; o sofra, meze ve muhabbet içkisidir ) ve yalnız içmeyi çok severim. Şimdi yazı başlığı ve buradan sonrası sanırım anlatabilecek neden yalnız içmeyi sevdiğimi.

    İçki içmeye dayanıklı olunca ve adam gibi içmeyi bilince insanın alkol toleransı yüksek oluyor. Ne demek bu tolaransın yüksek olması? Millet kıçı başı dağıtırken siz ayık kalıp onları izliyorsunuz demek. Ki en sevmediğim şeydir ben daha çakırkeyif bile olmamışken sarhoş toparlamak. Ama hep yaşıyorum işte bunu. Buyrun aşağıda sarhoş manzaralarına.

    SARHOŞ ARKADAŞ GRUBU:

    Yıllar önce daha başımızda kavak yellerinin estiği yaşlarda; 2 kadın 3 erkek arkadaş bildiğiniz Anadol marka bir arabaya doluşup Mart ayında kar altında Didime kadar gidip dönülen 3 günlük bir seyahat yapılır. Bir arkadaşın ailesine ait olan yazlık evde kalınır. Gece ortam buz gibi, ısınma yöntemi alkol, bir de karıştırılan alkol. Ertesi sabah kalkılır ki; evin içinde her yerde zeytin taneleri ve bir kısım arkadaşların paltolarında da zeytin lekeleri. Sonuçta anlaşılır ki o sabah o evden arkadaşlığı geride bırakıp sevgili olarak çıkan iki arkadaş gece diğerlerini uyandırmamak adına ve de outdoor fantazisi uğruna dışarda bir kaç saat geçirmişlerdir. Ama gece karanlığı sebebiyle zeytin ağaçlarının farkına varamamışlardır.

    SARHOŞ SEVGİLİ ADAYI:

    Birlikte çıkılan ikinci yemekte çok sevilen Rus lokantasına gitmekte ısrar edilir. Mekanın özelliği olan ve sek içilen sarı rus votkası shot ardına shot gider masada. Gece hesabı ödeyip bir taksi çağırıp sevgilinin sarhoş ağzından zor bela alınan adresi şoföre söylemekle biter. Ertesi sabah evine sağ salim gidebildi mi acaba diye aranmaz bile. Ama salak kadın olma hali yüzünden aynı adama başka bir gece bir barda ikinci şans verilir ve bu sefer de olayın Rus votkasından bağımsız olup adamın votkaya dayanıksızlığı olduğu öğrenilir içilen Absolute kadehleriyle. Bir daha aranmaz sorulmaz, sırra kadem olunur.

    SARHOŞ ANNE:

    Bekar evinde yaşanmaktadır. Ev Tünelde olup teras kattır ve tavandan yere kadar olan pencerelerinden Kız Kulesinden Topkapı sarayına kadar uzanan muhteşem bir deniz manzarası vardır. Anne, babadan eziyet gördüğünden yanına alınmıştır. Boşansın diye ikna turları atılmaktadır. Bir mehtaplı akşamda izin gecesini anneye adayan Sis kendisi içerken onu da içirmeye karar verir. İki kadeh Malibu ( bilmeyen için not: çok düşük alkollü hindistan cevizi likörü ) ile kendinden geçen valide hanımın kocası onu ne kadar döverse dövsün hiç bir şekilde boşanmayacağı anlaşılır. Akabinde olay tümüyle çayıra salınır; bana boşanmadan gelme, ama boşanır da gelirsen evim senindir denir. Tabii ki eski Türk kadını zihniyetli anne hiç bir zaman boşanmaz, ve eziyeti çekmeye devam eder.

    SARHOŞ UZUN SÜRELİ SEVGİLİ:

    Uzun zamandır birlikte yaşamanın verdiği bir hal ile dışarı hep birlikte çıkılmaktadır. Bir gece abla-enişte ikilisinin de yer aldığı bir meyhaneye gidilir. Kalabalık grup içinde bir büyük iki büyük derken ne açılan ve biten şişelerin sayısı hesapta tutulur ne de muhteşem fasıl ve muhabbetin. Gece biter; abla der ki biz sizi eve bırakalım. En az içen abladır ama enişte niyeyse her sarhoş olduğunda ben kullanacağım diye direten adamlardandır. Yolda bir yerlerde refüje vurur ve lastik patlar. Tarlabaşı caddesinde kalınır. Bu arada boşanmışcasına yağmur yağmaktadır. Sonraki manzara şöyledir. Enişte ve uzun süreli sevgili erkek olmaları sebebiyle
    stepneyi takmak üzere dışarı çıkarlar. Sis uyumak üzereyken abla dişlerini gıcırdatır. Olay haddinden fazla uzun sürünce abla kendini dışarı atar ve şu manzara ile karşılaşır. Enişte stepneyi bagajdan sökmek uğruna elinde alyen ile beklemektedir ama alyen somunlara oturtulmamıştır. Sevgili de kafa bir dünya, eniştenin olmadı sağa çevir, yine olmadı sola çevir komutlarına uymaktadır sadece. Ablanın çemkirmesi ve yolun karşısındaki lastikçiyi fark etmesi ile sevgilinin elini kaldırıp ilk gelen taksiyi durdurması aynı anda olmuştur. Abla lastikçiyi çağırır, bi dünya para verir, stepne takılır, Sis evine bırakılır, sevgili eve 3 saat sonra bilinmeyen bir kişi tarafından bırakılır ve aradaki saatlerle ilgili hiç bir şey hatırlamamaktadır.

    SARHOŞ KUZEN:

    Artık müzmin bekar olacak gözüyle bakılan erkek kuzen aşık olmuştur. Bir akşam gidilen meyhaneye o da çağrılır, ama aşkısı namzeti gelmez son anda bir gerekçe uydurup. Kuzen tam anlamıyla şişenin dibine vurmaya karar verir. Onun melankolik halinden sıkılan diğer ablaları ve oynak enişte yan masaya muhabbete takılır. Bizim masada son göze ilişen kuzenin direkt şişeden içmesidir. Gece; arabaları otoparkdan çıkarmaya uğraşırken çingen otoparkçıları öpüjeiim ile ben kimim sen bilmiyorsun arasında muhabbetlerle kapatılır. Kuzeni evine götüren abla ertesi sabah arayıp kuzen kusup ortamı batırdığı için yeni aldığı halı yıkama makinesini deneyebildiğini şen şakrak anlatır. Bunu öğlen 12 de yapmaya kalktığı için daha uyuyan Sis tarafından bir güzel terslenir.

    SARHOŞ SOON TO BE EX KOCA:

    Bunca yıl birlikte yaşayıp nasıl nefes alıp verdiği bile ezberlenmiş kocayla dışarda veya evde içilmektedir. Arkadaş kendi içme limitlerini aşmaktadır ama ne yazık ki her zaman olduğu gibi bunun farkına varamaz.

    - hayatım bak sarhoş oluyorsun.
    + ya saçmalama, iyiyim ben
    - canım bir tanem bak yine hızlı konuşmaya başladın. anlayamıyorum dediklerini.sarhoş oldun.
    + ya git bi yaa işine. sarhoş falan değilim.
    + sen kullanırmısın arabayı, ben biraz kestireyim eve gidene kadar.
    ya da evde içilmişse,
    - ya bak çık şu tuvaletten, kaç defa dedim orası uyuyabileceğin bir yer değil. insanların orayı kullanması gerekebiliyor!

    Off bitmez bendeki sarhoş hikayeleri. Daha sarhoş müşteri var, sarhoş aşık var, sarhoş kanka var. Ama yazmaktan yoruldum. Bir sonraki BSG yazısına kalsın.

    7 Kişi Yorum Yapmış.

    1. Bir evvelki yazından sonra neşelendirdi beni bu yazı, gülümseyerek okudum. Öyle güzel anlatmışsın ki sarhoş halleri, bildiğim haller geldi gözümün önüne. Babam sıkı içiciydi ama ben onu hiç sarhoş olduğunu görmedim. Ben içkili muhabbet masalarını çok severim de içkiyi çok sevmem tadımlıktır hep içtiğim. Sanırım sarhoş olmaktan korkuyorum, daima ayakları yere basan ben varsın olsun biraz da uçayım diyemiyorum, oysa ne çok isterdim:))

    2. Evrim says:

      Hepsi bir tarafa, Tüneldeki bekar evinde olmak istedim ben.. :) Sarhoş, çakırkeyif, ayık hiç ama hiç fark etmez.
      E.

    3. İçki muhabbeti aklıma hemen yanında refakatçi kaldığı hastanede sızdığı için çocuğu sancıdan kıvranarak ağlayarak uyuyan 40 yıllık arkadaşım geliyor. Gece yarısı uyandırılıp bildk muhabbetleri (kahırlı küfürlü) tolere eden ben bu olaydan sonra ilişkimi kestim.
      İçkide sınırımı iyi bilirim. Dertliyken içmemem gerektiği kesin belli olmuştur :))

    4. Ben de çok gülerek okudum :) Rus lokantası da Rejans olsa gerek :)

    5. d@phne says:

      Benim sarhoş olduğum zamanlar ışık yılları kadar uzaklarda kaldı. :) O nedenle gidilen her eğlence gecesinde arabayı kullanmak zorunda olan, herkesi toparlayan kişi misyonu bana düşüyor. Olsunç Ben öyle de eğlenebiliyorum. Sodayla geceyi geçirirp herkesten çok eğlenebilen bir bünyem var. Mutluyum böyle. Kontrolü asla rakıya vermem. Kontrol manyağımıyım acaba?

    6. Sishyphos says:

      @ Yaşamın Kıyısında,

      BSG yazılarım içimdekileri dışarı atmak olduğu kadar eğlendirici de oluyor bence de. sarhoş olmamak olamamaktan daha iyi emin ol.

      @Evrim,

      O bekar evimi ben de yıllar geçmesine rağmen unutamam. Terasta hamağım bile vardı yaz geceleri yattığım.

      @daphne,

      Sen daimi şoförüsün içki masalarımızın:D

    7. Sishyphos says:

      @ Asumancım,

      İçilmemesi gereken tek andır zaten dertli olunan anlar. Bir içersin beş etkisi yapar.

      @ Ata bey,

      Evet Rejans bahsedilen yer. Sevindim güldürebildiğime. Bu arada blogunuzda yorum yapma imkanı yok, haberiniz var mı bilmem. Dısgus mu neydi kullandığınız yorum eklentisi, o uçmuş.

    Siz de Yorum yapın