EVCİL DOSTLARIMIZ

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler


    Bu köşede bize dostluk eden minik 4 ayaklı arkadaşlarımız (balıklarımız kuşlarımız vs)yani evcil hayvanlarımızla ilgili kısa notlar,komik hikayeler,onlarla yaşadığımız ve paylaşmak istediğiniz her tür yazıyı bekliyoruz

    10 Kişi Yorum Yapmış.

    1. medikal says:

      10 RİCA

      Benim hayatım 10 ile 15 yıl sürer . Senden her ayrılığım bana acı verir . Beni almadan önce bunu düşün .
      Bana senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver .
      Benim içimde güven duygusu uyandır . Ben bununla yaşarım .
      Bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve beni cezalandırmak için bir yere kapatma . Senin hayatında iş , eğlence ve arkadaşların var . Benim hayatımda ise sadece sen varsın .
      Arada sırada benimle konuş . Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.
      Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil . Ben hiç bir zaman unutmam .
      Beni dövmeden önce , aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi , ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün .
      Beni isteksiz , tembel ve inatçı diye azarlamadan önce düşün . Belki yediğim yemek dokunmuştur , belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır .
      Yaşlandığımda benimle ilgilen , bir gün sen de yaşlanacaksın .
      Her zor anımda yanımda ol . Benim için kaldırmaz veya ben görmeden olsun deme . benim için seninle daha kolay .

    2. Sishyphos says:

      ''Her zor anımda yanımda ol . Benim için kaldırmaz veya ben görmeden olsun deme . benim için seninle daha kolay .''
      ayy ayyy ben kedimin ameliyatına giremedim ama:((

    3. medikal says:

      o zaman kedim şöyle yaramaz böyle yaramaz diye şikayet etmeyeceksin. sen onun ameliyatına girmezsen o da kabloları yer haklı olarak :):)

    4. su says:

      ya benim kedim sahibi gibi az bi şapşal:)))hiç sektirmeden her seferinde ama,oyun oynarken hızla koşup su kabına patisini yanlışlıkla sokmak ve sonrasında da o klasik pati silkeleme hareketini yapmak olurmu be :))))))

    5. Sishyphos says:

      @ su
      yat kalk dua et canem .bendeki model günlük yemesi gereken 75 gr mamanın 3 katını yediği halde mama isteyip verilmediğinde gözüne dik dik bakarak gidip patisiyle su kabını deviriyor.aynı şeyi kuru mama kabına yapınca ve poposuna terliği yiyince de dönüp ısırıyor

    6. su says:

      vay şerefiz vayyy:))))

    7. medikal says:

      DOSTLARINA SIRT ÇEVİRENLER

      Yolları oldukça uzunmuş, yokuş yukarı gidiyorlarmiş, guneş yakıcıymış, ter içinde kalmışlar, susamışlar.

      Bir dönemecin ardında harika bir mermer kapı görmüşlerÿÿÿ; kapı, ortasında bir çeşme bulunan altin döşeli bir meydana açılıyormuş, çeşmeden berrak bir su akıyormuş.

      Yolcu kapıdaki bekçiye dönmüş.

      İyi günler.

      İyi günler, diye yanıt vermiş bekçi.

      Burası harika bir yer, adi ne?

      Burası cennet.

      Ne iyi, cennete gelmişiz, çünkü çok susadık.

      İçeri girip dilediğiniz kadar su içebilirsiniz, demiş bekçi ve eliyle çeşmeyi göstermiş.

      Atımla köpeğim de susadılar.

      Kusura bakmayın,´demiş bekçi.

      Buraya hayvanlar giremez.

      Yolcu çok üzülmüş, çok susamışmış, ama suyu tek basına içmek istemiyormuş. Bekçiye teşekkür edip yoluna devam etmiş. Epeyce bir sure yamaç yukarı gittikten sonra eski görünümlü küçük bir kapıya varmışlar, kapı iki yani ağaçlıklı toprak bir yola acılıyormuş. Ağaçlardan birinin altında, şapkasını alnına indirmiş, uyur gibi yatan bir adam varmış.

      İyi günler, demiş yolcu

      Adam basını sallamış.

      Atim, köpeğim ve ben çok susadık.

      Şurada tasların arasında bir pınar var, diyen adam eliyle orayı işaret etmiş. İstediğiniz kadar su içebilirsiniz.

      Yolcu, ati ve köpeği pınara gidip susuzluklarını gidermişler.

      Yolcu bekçiye teşekkür etmiş.

      İstediğiniz zaman yine gelebilirsiniz, demiş bekçi.

      Buranın adi ne?

      Cennet.

      Cennet mi? Ama mermer kapıdaki bekçi bana orasının cennet olduğunu söyledi.

      Orası cennet değil cehennemdi.

      Yolcunun akli karışmış Sizin adinizi kullanmalarına niye izin veriyorsunuz? Yanlış bilgi vermeleri büyük karışıklığa neden olur

      Hiç de değil. Aslında onlar bize büyük bir iyilikte bulunuyorlar. En iyi dostlarına sırt çevirenlerin hepsi orada kalıyor çünkü.

    8. Sishyphos says:

      gecenin bu vaktinde yazılarımı işimi bitirip az oyun keyfi yapıp yatmaya hazırlandığım saatte uykuyu halledip 'hadi benle oyna' diyen,oynamayınca da elimde dişiyle delik açan bi kedim var:(
      şimdi bu mahlukat bana kitap da okutmaz yatakta her gece yaptığı gibi.
      ayy imdak...

    9. Sishyphos says:

      eğer Pc'nizin ekran korumasını akvaryum yaparsanız başınıza gelebilecek seyretmesi en keyifli olay:
      sevgili göbeğini taşıyamayan hırt erkek kediniz masanın köşesine kurulup yaklaşık bi 20 dakika kadar ekranı seyreder.sonra birden onları yakalayabileceğine inanır ve ekrana doğru bir uçuş gerçekleştirir.ekrana çarpıp da balıklara ulaşamayınca yüzündeki o salak sersem ifade ''offf nerdeydi bu fotoğraf makinesi'' dedirtecek kadar sevimli bir ifadedir:)))
      oğluşum bayılıyorum senin o pati atmalarına:D

    10. Sishyphos says:

      KEDİLİ ŞİİRLER

      Evlerde hapis kediler
      Yanlız nedir söyledikleri
      Okşarsınız
      Bir kenara çekilirler.
      Kıvrıldıkları köşede
      Gene sizde gözleri
      Yerinden kalksanız
      Peşinizden gelirler.
      Sizken tek sahipleri
      Kalabalık isterler
      Belki hep sizin gibi
      Yalnız kediler
      Behçet NECATİGİL

      BİR KEDİYE
      Aynalar olamaz bu kadar sessiz,
      Ne de gelen şafak daha gizemli;
      Sen, ay ışığında, o panter şekli,
      Sadece uzaktan izlediğimiz.
      Seni boşa arıyoruz, çözülmez
      İşleyişiyle kutsal bir fermanın;
      Senin yalnızlığın ve sırrın Ganj’ın
      Ve günbatımının ardı, erilmez.
      Elimin uzanıp dokunmasına
      İzin veriyor sırtın. Razısın sen, Unutuşa çevirip sonsuzlukken,
      Bir insan elinden sevgi almaya.
      Başka bir zamandasın, krallığında
      Düş gibi kapalı ayrı bir dünya.
      Jorge Luis BORGES

      SAYIKLAMA
      Kedim,ayak ucuma büzülmüş,uyumakta;
      İplik iplik sarıyor sükutu bir yumakta,
      Hırıl hırıl,
      Hırıl hırıl…
      Bir göz gibi süzüyor beni camlardan gece,
      Dönüyor etrafımda bir sürü kambur cüce,
      Fırıl fırıl,
      Fırıl fırıl…
      Söndürün lambaları,uzaklara gideyim;
      Nurdan bir şehir gibi ruhumu seyredeyim,
      Pırıl pırıl,
      Pırıl pırıl…
      Sussun,sussun,uzakta ölümüme ağlayan;
      Gencim, ölmem, arzular kanımda bir çağlayan,
      Şırıl şırıl,
      Şırıl şırıl…
      Ne olurdu, bir kadın, elleri avucumda,
      Bahsetse yaşamanın tadından baş ucumda,
      Mırıl mırıl,
      Mırıl mırıl…
      Necip Fazıl KISAKÜREK

      SERAMİK KEDİ'NİN ŞİİRİ
      Karşılıksız bir sevgidir
      Benimki.
      Benden içtenlik bekleme.
      Teşekkür etmeyi
      Özür dilemeyi bilmem.
      Beni sev, koru.
      Düşünüp kırma sakın elinden.
      Yalnızca kendin için sev.
      Kucağına al, tozumu sil.
      Güzelleşirim bir gün.
      Belki değişirim diye bekleme.
      Bir sandığın, bir masanın
      Üzerine koy beni.
      Rafa kaldırma sakın.
      Seramik bir kediyim ben.
      Sırlı, yüreği olmayan.
      Sarı, seramik bir kediyim.
      Seni seven
      Ama kendini sevmeyen.
      Düşürüp kırma beni sevgilim.
      Saçılmasın parçalarım.
      İstanbul sokaklarına;
      Yapıştırsan da ustalıkla
      Birbirine,
      İnan sevgilim
      Eksik kalacak Kızkulesi'nde bir yanım.
      Yalvaç URAL

      KEDİ VE YILDIZLAR
      Yıldızları sayarım,
      Her gece.
      Tek, tek!
      Sonra kimse görmeden
      Toplarım düşenleri.
      Çocuklar uyanmadan da
      Koyarım yerine.
      İçlerinden yalnızca birini
      Saklarım.
      Kuyruklusunu.
      Çaktırmadan
      Koymak için ceplerine.
      Yalvaç URAL

      Çıktın elden nidelim ansızın eyvah pisi,
      Yandın ölüm oduna dert ile ansızın pisi,
      Hasrete şir-i ecel buldu sana vah pisi
      Nedelim ah pisi neyleyelim vah pisi.
      MEALİ

      MASALLARIN MASALI
      …………
      Ben şiir yazıyorum,
      Kedi uyukluyor,
      Güneş sıcak,
      Çok şükür yaşıyoruz.
      Nazım HİKMET

      Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
      Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi
      Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
      Benimki aslan ağzında;
      Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
      Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
      Kolay değil hani,
      Böyle kuyruk sallamak Tanrı’nın günü.
      Orhan Veli KANIK

    Siz de Yorum yapın