Meleklerin Küllerinden-Andrew Collins

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler


    MELEKLERİN KÜLLERİNDEN GÜNAHKAR BİR IRKIN YASAKLANMIŞ MİRASI
    Yayınevi :Avesta Basın Yayın
    ISBN :9758637193
    Çeviren :Zafer Avşar
    Basım Tarihi :2002
    Sayfa Sayısı : 476

    Uygarlığın ,insanın ve dinlerin beşiği hakkındaki bir dolu çalışmadan kendi alanında en saygın ve bilimsel gerçeklere dayalı yazılar yazdığı otoritelerce kabul edilen bir yazardan bir araştırma kitabı.Çok ikna edici bir biçimde, Collins, Batı uygarlıklarının kökeni hakkında yeni ve güçlü teoriler ileri sürüyor. Bu önemli edebi katkı, Kürt ve Yakın Doğu tarihini konu alan enine boyuna araştırılmış önemli iddia bizi daha uzun yıllar düşündürmeye devam edecek. Kimi tarih kitapları o yöre insanlarını " Dağların ve cinlerin çocukları olarakta niteler" melekleri de onlara bağlar.. Hiç şüphe yok dinsel kitaplar olarak bilinen kutsal kitaplar melekleri tanımlamada farkli bir uslup ve kaynağa işaret eder. İnanç merkezleri tarafindan çokta tartışılmayan tabu haline gitirilen bir konudur aynı zamanda.
    Meleklerin Küllerinden, yerli yerinde terimlerle yazılmış, kılı kırk yaran bir araştırmanın süzgecinden geçmiş bir çalışma. Çok eski bir zaman dilimini kapsıyor, yabana atılmayacak kadar önemli bir olayı gün ışığına çıkarıyor.
    Nefilim ( Nephilim ) nedir?Aşağıdakiler mevcut yazılı din kaynakları ve agnostik incillerden alıntılardır.

    Genesis 6:1-4, :
    İnsanoğlu toprağın yüzünde çoğalmaya başlayınca, ve onlara kız çocuklar doğunca,Tanrı'nın oğulları gördüler ki insanların kızları çok çekiciler. Ve seçtiklerine karıları gözüyle baktılar. Sonra Tanrı dedi ki, "Benim Ruhum, sonsuza kadar insanda kalmayacaktır, çünkü o ettendir: Onun günleri 120 sene sürecek." Nephilim, o zamanlarda dünya üzerindelerdi, ve daha sonra da kaldılar, Tanrı'nın oğulları, insanların kızlarına geldiklerinde, onlara çocuklar doğurdular. Bunlar, eskinin kudretli insanlarıydı, şöhretli insanlar.
    Genesis 13:32-33 :
    Gözetlemeye yollandıkları topraklar hakkında İsrailoğullarına dediler ki;"Gittiğimiz topraklar sahiplerine ait,ve gördüğümüz herkes dev büyüklükte.Nefilimleri de gördük ve biz onların yanında çekirgeler gibi kaldık".
    el-A’raf, 7:66-69 :
    Düşünün ki o, sizi Nûh kavminden sonra hükümdarlar yaptı, size yaratılışta onlardan ziyâde boy-pos (ve kuvvet) verdi. .....”

    Peki nefilim ne demektir?
    Kelime olarak nephel kökünden gelmektedir. Aramca "nun-fe-lamed" kökünden türetilmiş bir sözcüktür. Bu kök "düşmek", "yukarıdan inivermek" anlamındadır. Sonundaki -im eki, İbranice'nin eril-çoğul ekidir ve incile göre büyük tufandan önce ve sonrasında dünyada var olmuş, fakat tufan sırasında ortalıkta olmayan bir ırkı tanımlar.Gözden düşmüş meleklerden insan kızlarının doğurdukları melez ırka verilen isimdir.
    Hanok kitabında (Enoch-Hz. İdris ) der ki;365 yıl yaşamıştır ve bir çok ilmi insanlığa getirmiştir (Genesis 5:22-29 veKuran 19:56-57 ve 21:85-86. ayetler).Hz. İdris; ok ve yayı ilk kullanan, ilk yazıyı yazan, ilk defa dikiş diken (kendisine elbise dikerek giyen), yıldızlar ilmini insanlara ilk olarak getiren, kendisine 30 sayfa bahşedilmiş bir uludur. Peygamberler soyuna bakıldığı zaman ise Nuh ve oğullarının insan ömrüyle kıyaslanamayacak kadar uzun yıllar yaşadığı ortadadır.
    En yaygın inanışa göre melez olan bu ırk antik yazıtlara Sümerler veya peygamberler olarak intikal etmiş olan tür idi.Uzun, beyaz saçlı, engerek yüzlü olarak nitelendirilmeleri eski Mısır tarihindeki Akhenaton soyunu da akla getirmektedir.Ki bu soydan ortaya çıkarılabilecek bir diğer gerçek de kendi soyları içinde üremeleri sebebiyle DNA bozulumuna uğramaları da olmuştur.Yazıtlardan ortaya çıkarılabilecek bir akla uygun gerçek de şudur ki Büyük Tufanın bu nefilimleri ve gözden düşmüş melekleri yok etme amaçlı olabilmesidir.


    Tanıtım Yazısı:
    Melekler ve günahkar melekler mitolojik ülkelerin dışında var mıydılar? Onların gerçek kökenleri neydi, uygarlığın yükselmesinde nasıl bir etkide bulunmuş olabilirlerdi? Andrew Collins insanı rahatsız eden kanıtlarla şunları gösteriyor:
    • Melekler, şeytanlar ve günahkar melekler, Batı uygarlığını kuran etten kemikten insanlardı.
    • Eden, Cennet ve Paradise bir zamanlar Kürdistan’ın dağları arasında bulunan dünyevi yerlerdi.
    • Musevi metinlerinde Gözleyenler ve Nefilim olarak bilinen bu insan melekler aslen Mısır’dan gelmişlerdi ve Büyük Sfenks’i ve diğer devasa yapıları kurmuşlardı.
    • Hem Mısır’ın yüksek uygarlığı hem de Kürdistan’ın Gözleyenleri, dünyanın sorumluluğunu almadığı korkutucu bir miras olarak kaldı.

    ...Tevrat’taki Eden dünyasını tarihin gerçek ışığının altına getiren büyüleyici bir çalışma. Daha sonra yapılacak araştırmalar ve zaman Collins’in “Türkiye’nin doğusundaki dağlarda tarih öncesi zamanda varolmuş gelişmiş bir kültür olduğuna” ilişkin iddiasını doğrulayacaktır. Eğer bunda haklıysa bu kitap uygarlığın beşiği hakkındaki çalışmalara en büyük katkıyı sunan bir eser olacaktır.
    David Rohl, Mısırolog, Bir Zaman Testi kitabının yazarı.

    Çok ikna edici bir biçimde, Andrew Collins, Batı uygarlıklarının kökeni hakkında yeni ve güçlü teoriler ileri sürüyor. Bu önemli edebi katkı, Kürt ve Yakın Doğu tarihini konu alan enine boyuna araştırılmış önemli iddia bizi daha uzun yıllar düşündürmeye devam edecek.
    Mehrdad Izady, New York Üniversitesi Yakın Doğu Tarih Profesörü Kürtler -Bir El Kitabı kitabının yazarı.
    “Meleklerin Küllerinden, yerli yerinde terimlerle yazılmış, kılı kırk yaran bir araştırmanın süzgecinden geçmiş bir çalışma. Çok eski bir zaman dilimini kapsıyor, yabana atılmayacak kadar önemli bir olayı gün ışığına çıkarıyor.
    Andrew Collins’in ayrıntılı araştırması bu kitabı alanının referansı yapmakla kalmıyor, dayandırdığı nedenler ve üslubuyla mutlaka okunması gereken kitaplardan biri haline getiriyor.
    John Sassoon, Mezopotamya çalışmaları uzmanı Sumer’den Kudüs´e isimli kitabının yazarı.
    Meleklerin suçu

    Batı hedefine kilitlenen Türkiye’de Anadolu ve Mezopotamya tarihine, mitolojisine yeterince ilgi yok. Avesta Yayınevi, Andrew Collins’in ‘Meleklerin Küllerinden’ adlı incelemesini sunarak bu alanda bir boşluğu doldurdu. Kitabın sunumu ilk anda Kürt tarihine ilişkin bir savunma olduğu izlenimi verse de, gazeteci Collins’in tüm Ortadoğu mitolojisinde zor ama keyifli bir yolculuk yaptığı anlaşılıyor. Bu masalsı gezi, aynı zamanda Hıristiyan ve Musevi Ortodoks çevrelerin tarihe ve mitolojiye ilişkin görüşlerini çürütecek entellektüel çabayı içeriyor.

    7 Kişi Yorum Yapmış.

    1. Adsız says:

      "Kürt" diye bilinen aşiretler vardır... "Kürt" diye bir millet yoktur!.. Bu aşiretler çeşitli milletlerin dışlanmış, veya bir şekilde esas millet toplumundan kopmuş insanlardan meydana gelmiştir... Bir "Kürt Medeniyeti" asla yoktur!.. " Çünkü Kürt aşiretleri birbirinden kopuk, dağınık olarak göçebe olarak yaşamışlar, haydutluk ve eşkiyalıkları ile tanınmışlardır.

      Aslında KÜRT kelimesi bile uydurmadır!.. Çünkü yakın zamana kadar bu insanlar kendilerine KÜRT demezler, "KURMANÇ" derlerdi, "ZAZA" derlerdi!.. Kürt adı onlara GÖÇEBE yaşadıkları DAĞLIK ve KARLI bölgenin özelliklerinden dolayı BAŞKALARININ TAKDIĞI AD idi.

      Kürtler , ayrı bir MİLLET olmadığı gibi; tarih boyunca da hiç bir zaman DEVLET kurmamışlardır. Ama daima TÜRK devletlerinin içinde, TÜRKLER ile birlikte yer almışlardır. Çünkü TÜRKLER ile pek çok Kürt aşiretinin akraba olması bir yana; Arap, Fars, Yahudi, Ermeni kökenliler bile 100 yıldır kaderlerini Türk Devletleri'ne bağlamışlardır.

      ***
      Kürtler ve Kürt meselesi üzerine olan tezlerin kökeni, 1850-1920'ler arasında oluşan Alman, İngiliz, Fransız ve Rus ekolüne dayanmaktadır. Bunların da amacı belli idi. Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması!...

      Gelmiş geçmiş bütün yazarlar Kürtler'den bahsederken kötü şeyler söylerler. Çünkü evvel zamandan beri dağlara kaçan herkes diğer dağlılarla karışmış, kanun kaçakları, eşkiyalar, yol kesenler, farklı milletlere ait savaş kaçakları, hindistandan göç etmeye başlayan çingeneler hep Doğu Anadoludaki kimi yörelere ve dağlara çekilmişlerdir.

      ***

      Peki, geçmişte bir KÜRT halkı yok mu?..
      VAR!..
      Ama ANADOLU'da değil!... ALTAYLAR'ın ötesinde!... TÜRK DİYARINDA!.. Hem de günümüzden 1300 yıl önce!..

      Yenisey'de Elegeş Suyu'nun sol kıyısındaki bu anıt mezarda şu kitâbe vardır:

      "Kürt El-Kan Alp Urungu, altunlug keşigün bantım belde,
      Elim dokuz kırk yaşım."

      3.20 m. boyundaki taşın üzerindeki bu satırların anlamı

      "Kürt halkının hanı Alp Urungu'yum....
      Altınlı okluğumu belime bağladım,
      devletim oldu... 39 yaşında öldüm."

      Biz KÜRT diye bir aşiretler topluluğunun olduğunu asla inkâr etmiyoruz!..
      Bizim itirazımız, ANADOLU'daki çeşitli aşiret ve gruplardan olan bu insanların "kürt" adı altında birleştirilip, biz TÜRKLER'den koparılmak istenmesinedir... Kürt kelimesinin açıklaması, en azgın Kürtçüler tarafından dahi yapılamamaktadır.... Çünkü Kırmanç, Zaza, Lur, ve Kalhur ağızlarında böyle bir terim yoktur!.. Kürt olduğu iddia edilen toplumların dilinde kürt diye bir kelime yok, bu bile bazılarının kötü bir oyunun içinde olduğunu gösterir. Karlı dağ anlamına gelen Türkçe kelimelerden türemiş gibidir. Kart tanda türemiş olduğu akla yatkındır, yontulmamış, kaba saba anlamında...

      DAĞ GÖÇEBELERİ anlamında kullanılmıştır... Ve sadece Türkler için değil; Farslar'ın, Araplar'ın hatta Ermeniler'in, Yahudiler'in oraya buraya dağılmış grupları için kullanılmıştır. Yani bir milleti değil dağda yaşayan ilkel topluluklara ve eşkiyalara deniyormuş, kürt adı böyle ortaya çıkıyor.

      Kullananlara da için için kızarlardı. Çünkü "Kürt" lâkabı, onlara başkalarının taktığı, anlamında bir derece küçümseme ve hor görme ifadesi gizli olan bir ad idi... Onlar kendilerine Kırmanç, Zaza, Dersimli demeyi veya aşiret adlarını kullanmayı tercih ederlerdi. Yani kürt bir hakaretti.


      devamı:
      http://masallarlauyuma.blogspot.com/2009/09/kurtler-ve-kurttarihi-kurtnedir.html

    2. Sishyphos says:

      Adsız,
      yazdıklarını ben okudum ve senin benim yazdığımı okumadığını anladım.Kürt kısmı beni hiç ilgilendirmedi şekerim bu kitap yorumunu yazarken.Zahmet olmasaydı da okusaydın keşke önce.

    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.
    4. Sishyphos says:

      Arkadaşlar bu blog siyasi içerikli bir blog değildir.Ben sizlere saygı duyup yazılanları silmiyorsam lütfen siz de bana saygı duyun ve siyasi içerikli söylemlerinizi gidip siyasi platformlarda yazın.teşekkürler.

    5. Sishyphos says:

      bundan sonra bu post altında kürt-türk kavgasıyla ilintili yazılanlar silinecektir.

    6. Adsız says:

      Böyle Irkçı Faşist bir zihniyetle ne kitaplara ne İnsanlık Tarihine bakılabilir... ''Kürt'' diye bir şey yok demek de ne oluyor..Politik söylemlerle ve bunca yazdığı saçmalıklarla konuyu berbat hale getiren 'ırkçı/şoven /faşist'' bir beyinden ne bekleyebiliriz.Ağız İshali sendorumu denilen hadise bu yapılan olsa gerektir...

    7. Sishyphos says:

      Son yazan adsız nezdinde buraya Türk-Kürt olayıyla ilgili yazan herkes, abi nasıl bi beyin özürü ki bu sizde olan; milyonlarca siyasi platformu bırakıp sadece bu kitabı yorumlayan ve de nephilim denen şeyin üzerinden yorumlayan bir siteye gelip yazıyorsunuz?
      Embesilmisiniz provokatörmüsünüz yoksa sadeve troll müsünüz anlayamadım.
      Bi s.ttirin gidin ya.

    Siz de Yorum yapın