Ömür Yiyen Ustalar

    Yazan: Sis Etiket: »
    Beğeniler



    Biz öyle çok kalabalık bir aile değiliz aslında. Ama kuzen sayımızın maşallahı vardır. Bu kuzenlerin de hepsi kazık kadar olup mesleklerini ellerine almış durumdalar. Doktor da var maden mühendisi de mimar da matematik doçenti de. Ailede her meslekten ve nazınız geçen birilerinin olması çok yararlı bir olay tavsiye ederim. Mesela avukatımız bir şeyi şöyle yapalım mı dedi; hemen avukat olan kuzene telefon açılıyor ve " Şiştt XXX, bizim avukat şöyle şöyle dedi, kazıklıyor mu yoksa yapayım mı ? " şeklinde danışabiliyorum. Ya da mali müşavir olan kuzen tüm iş yerinin muhasebesine baktığı için maliyeye karşı daha bir sağlam tutuyor beni. Doktor olanlarınsa ömrü vakti telefonda teşhis koymakla geçiyor garibanların. Dijital makineyle fotoğraf çekip o fotoğrafı mailleyip teşhis koyduklarını bilirim ben. İyi doktorlar yani.

    Kuzen tayfasının " ekie ekie hadi bana bir matematik teoremi kur " diyemeyeceğiniz deseniz de bir anlam ifade etmeyeceği matematik doçenti olanı ve " yap bi sondaj da altın maltın bul bize " derseniz kesin küfür edecek olan maden mühendisi gibi günlük hayatta çok işe yarar mesleği olmayanı da Amerika' da yaşamayı seçtiklerinden biz Türkiye' de yaşayan kuzenlerle haşır neşir bir yaşam sürüyoruz. Aralarında yaptığı üç meslek de pek bir halta yaramayan bir ben varım açıkçası. Önce gemi inşaat mühendisliği okudum ki herhalde kimse evine koymaya gemi yaptırmaz. Ardından okurkenki işim casino sektöründe yıllarımı harcadım; e kimse bana "gel bi el rulet attır bize" demezdi; en fazla giremedikleri kumarhanelere sokmamı isterlerdi. E son mesleğim de içki ve şarap üzerine ki " bu akşam evde şarap yapıverecektik abla ,bir anlatsana " diyen yok. En fazla evlerine ya da birilerine içki alacaklarsa benim perakende mağazamdan alıyorlar; hangi şarap iyidir, hangi viski iyi çarpar şeklinde tavsiye istiyorlar.

    Neyse konuya dönecek olursam ( ahaha giremedin ki kızım konuya dönecek olursam diyorsun, geveze seni ) bu kuzenlerin arasında mimar olanı çok işe yarıyor. Yıllardır ne zaman evde tadilat dekorasyon veya mobilya vs işim olsa bu kuzene imdat diye telefon açarım. Bazı mobilyalarımın renklerinin değişmesine karar vermiştim. 10 gün önce yolladı ustalarını aldırttı mobilyaları. On gündür evde ne masa ne sandalye var şeklinde yaşıyorduk. Yenisini almak istemedim çünkü bu mobilyalar çok önceden kendi çizimlerime göre yaptırttığım ve çok sağlam olan mobilyalar. Ama yıllarca kullanınca boya vernik hiç bir şey kalmadı haliyle. Bu akşam sağ salim ve de süper güzel olmuş halleriyle getirip kurdular eve. Ee peki ne var bunda da ben bu yazıyı yazıyorum değil mi ? Yani marangozların mobilyayı yapıp geri getirmesinden doğal ne var diyeceksiniz. Yok öyle değil işte. Bizim kuzen iyi mimardır , işini iyi yapar da nerede tuhaf usta, boyacı, marangoz, demirci vs varsa onlarla çalışır.

    Bakın bir boyacı Kemalimiz vardır mesela. kendisiyle ilk sanırım bir 10 sene kadar önce o zamanki ofisimizi boyatmak istediğimizde tanıştık. Klasik olay seyri şöyleydi.

    Ben: Kuzi ofisi boyatacağız, el at.
    Kuzen: Tamam abla ben Kemali yollarım, sen ne renk istiyorsan söyle, ötesine karışma, tertemiz iş yapar.
    Ben: Sağol kuzen öptüm.

    Kemal ofise gelir, istediğimiz renk beyaz ama içine az yeşille kırmasını istiyoruz, böyle çok uçuk beyaza daha yakın bir su yeşili olacak. Anlattık rengi, renk kartoteksinden de gösterdik, tamam anladım dedi. Ertesi gün malzemelerini aldı geldi ve boyayı hazırlamaya başladı. Bu arada iş hali adamın yanında değiliz tabi, o ön tarafı boyuyor biz çalışanlar arka kısımlarda konuşlandık. Bir ara eşimle Kemalin yanına gittik ki seninki duvara sürmüş cart türbe yeşili bir kaç fırça. Akabindeki muhabbet:

    Ben: Kemal usta bu yeşil ne ya?
    Kemal: Ne yeşili yenge, beyazı yeşille kır dedin ya.
    Ben: Usta etme eyleme bak bu bildiğin türbe yeşili. Ben sana kartoteksde rengi gösterdim ya.
    Eşim: Usta cidden bildiğin yeşil bu ya, bizim dediğimiz renkle alakası yok.
    Kemal: Ya dalga mı geçiyorsunuz, işte aynen bana gösterdiğiniz renk.

    ...................

    O bizle dalga geçiyor sandık ve hemen kuzene telefon açıldı. O da Nişantaşındaymış zıpladı geldi iki dakikaya. Sonraki olaylar şöyle. Kuzen de bizim gördüğümüz rengin türbe yeşili olduğunu kabul ediyor ve görüyor ama bir türlü Kemal ustayı ikna edemiyoruz. En sonunda kuzen uyandı işe. "ya ustam sen bana bi kırmızıyla kırılmış beyaz hazırlasana bakayım " dedi. Bizim Kemal aynen ortaya çıkardı griyle mor arası bir renk. O gün öğrendik ki Kemal usta renk körü ama boyacılık yapıyor. Hala boya işimiz olunca o geliyor, ama renk karıştırılacaksa ona yaptırmıyoruz.

    Bu Kemalin d@phneyle de bir kaç ay önce bir muhabbeti oldu, onunla da tanıştı. Yeni açtığı muayenehanenin salonunu boyatmak istedi D@phne, ve doğal olarak kuzi yetiş dedi, kuzen de doğal olarak Kemali yolladı. Güzel bir ton yeşil seçip bir duvarın hepsini diğer duvarlarında bazı kısımlarını boyamasını istemiş. Duvarlar yeşil-beyaz olarak çift renk olacak ve ona göre duvar çiçekleriyle falan süslenecek sonradan. Anlatmış nereye ne renk ve sormuş anladın mı usta diye. Bizim Kemal haliyle anladım demiş. D@phne de boyacı başı bekleyecek değil ya, çıkıp diğer işlerini halletmiş. Akşama iş yerine bir gelmiş ki salon baştan aşağı yemyeşile boyanmış. Üstüne bir de iddia etmiş ama sen böyle yap dedin diye. D@phnenin o akşam telefondaki ses volümü uzun süre aklımdan çıkmamıştı :)

    Birde marangoz Okanımız var mesela. Akşamları Reinalarda Sortielerde sürtüp hayatta söz verdiği vakitte iş teslim etmeyen bir marangoz bu. Adamı görseniz aha bu milyarder çocuğu falan dersiniz. Kolundan sarkan rolexler, marka ayakkabılar, kaliteli ve pahalı giysiler. Ama arayıp da gardrop nooldu diye sormaya kalkarsanız " abi şu anda boğazda bilmem ne gece klübündeyim, yanımda xxx manken var , ben seni sonra arayayım " cevabını alırsınız.

    Yüksekten korkan camcıları, kan tutan demircileri, daha bir ton renkli kişilikle ailemizin mimarı olan kuzen hayatımıza renk katmaya hep devam edecek sanırım. Mobilyalarım süper oldular ama. Aşağıdaki resimler mi ? E bu evin bir muhtarı var biliyorsunuz. Duman bey ona sormadan ne değiştirmişiz onu keşfediyor.







    6 Kişi Yorum Yapmış.

    1. Maicon says:

      Ahahah güle güle oturun Sis :)

      Eee sanırım sende kabul ediceksin ki garip olan tek şey ailenin bilumum tadilat işlerini üstlenen mimar kuzen ve etrafındaki ustalar ile birlikde aile de biraz acayip dimi :)

      Çok eğlendim valla okurken.

      Bu arada benim her zaman dikkatimi çeken bir hususta şu olmuştur, garip vasıflara sahip enteresan insanlar cidden işinin ehli adamlar olmuşlardır hep.

    2. Sishyphos says:

      Ailenin başı, yani ben baştan faulum zaten mai:))
      Kemal usta süper yer karosu döşüyor mesela. Ona sadece renk kısmını bırakmayacaksın. Bir de anlayışı biraz tuhaf onu bileceksin.
      İmza
      Arızalı İnsan Paratoneri Sis

    3. Maicon says:

      Bu imza ya bittim ben bittim :)))

    4. Ahah, ben arızasız usta görmedim ki Sis:)) Usta olabilmek için önce tam teşekküllü hastaneden acaip raporu almak gerekiyor. Yıllar önce eve karo döşetirken döşeyen usta kazara başka renk karışmış kutudan çıkanları da döşeyip zemini alacalı bir hale getirmiş biz feveran edince de "ölmüş adam dirilir mi, bu da dirilmez" demişti. Sonuç yeni usta ve yeni karoya verilen para olarak geri dönmüştü bize, daha neler neler var:))
      Neyse sen yinede yenilenen eşyalarını güle güle kullan...

    5. Bu yaşımda hayatımda ilk defa beni bu konuda şaşırtan İstanbul'un belki de tek arızasız esnafı Selahattin bey televizyonumu tamir etti. Beni şaşırttı ve gitti. İnanırsan sevinirim , Tırpan girmeseydi araya bu gün blogumda Selahattin Ustaya methiyeler düzmüş olacaktım. O kadar etkilendim yani.Okuduklarım bana Kishon' un "Nebenzahl' ı bekliyoruz" hikayesini anımsattı. O kadar hoş yazmışsın ki.
      Bu arada Duman Bey müthiş.

    6. Sishyphos says:

      @leylakcığım,

      Cidden ustaların çoğu arızalı. Neyse ki mobilya faslını sorunsuz atlattım ben. Benden önce Duman hazretleri kullanmaya başladı bile mobilyaları.

      @Asumancığım,

      Merakla bekliyorum Selahattin Beyi senin kaleminden okumayı:)

    Siz de Yorum yapın